Kardeşim uzun süredir Fitslim spor salonuna gidiyordu. Personelle iyi ilişkileri vardı, ortamla uyumlu bir üyeydi ve salondan birçok arkadaşı olmuştu. Fakat yaşadığımız olay, işletmecilik anlayışının ne kadar sorunlu olduğunu net bir şekilde ortaya koydu.
Bir gün kapanış saatine yakın spor yaparken hiçbir uyarı yapılmadan sahibi tarafından salonun şalteri indirildi. O anda spor aletinin üzerindeydi ve ciddi bir düşme tehlikesi yaşadı. Bunun üzerine yalnızca sahibine “Keşke önceden haber verseydiniz, düşüyorduk neredeyse” dedi. Ne bağırdı ne hakaret etti. Yalnızca güvenlik açısından çok haklı bir uyarıda bulundu.
Aradan iki hafta geçti. Kardeşim tekrar kayıt yenileyip sporunu yaptı. Ancak çıkışta hiçbir geçerli neden sunulmadan, “Yerimiz doldu” denilerek üyeliği keyfi şekilde iptal edildi. İçeride onlarca kişi vardı, kayıt alırken böyle bir uyarı yapılmamıştı. Bu durum tamamen kişisel bir kırgınlık ve güç gösterisiydi.
Şimdi de “Çevrede başka salonlar var” gibi savunmalar yapılıyor. Evet, var. Zaten insanları salonunuza mahkûm zannetmeniz bile sorunun özeti. Önemli olan çok salon olması değil, bir salonun üyeye karşı saygılı, tutarlı ve adil davranmasıdır. Fitslim bu konuda sınıfta kalmıştır.
Bu olay sadece maddi değil, psikolojik olarak da yıpratıcı oldu. Kardeşim, yıllardır geldiği bir ortamdan sadece haklı bir uyarı yaptığı için dışlandı. Hiçbir suçu olmamasına rağmen dışlanmış, görmezden gelinmiş ve değersiz hissettirilmiştir. Bu açıkça mobbingdir.
Yaşadığımız bu mağduriyeti hem salon sahibinin amatör yönetimini (Yıllardır bu işi yapmasına rağmen) hem de müşteriyle kurduğu zayıf ilişkiyi ortaya koymak için paylaşmak istiyoruz. Böyle işletmelerde kendinizi her an kapı dışında bulabilirsiniz. Biz bunu doğrudan yaşadık.
Tüm tüketici haklarımızı arayacağımızı bildiririz.
Yorumlar