İzmir Çağdaş Eğitim Koleji Buca Kampüsü anaokuluna, özel okulların “erken kayıt avantajı” pazarlamasına ve özellikle de farklı, nitelikli bir eğitim sunduklarını iddia etmelerine güvenerek Eylül 2025’te kızımı kaydettirdim. Değerler eğitimi verdiklerini, hatta Kur’an-ı Kerim öğrettiklerini söylemeleri de tercihimde etkili oldu. Ancak yaşadıklarımız, açıklanan değerlerle uygulamanın oldukça çelişkili olduğunu gösterdi.
Uyum haftasında öğretmen ve psikologla yapılan ilk görüşmede bizimle sakin sakin ilgilenmek, dinlemek ve çocuğumuzu tanımaya çalışmak yerine daha çok direktif veren, anlatan ve kendi yaptıklarının doğruluğunu savunan bir tavırla karşılaştım. Velinin kaygısını anlamaya çalışan bir yaklaşım görmedim.
Sonraki günlerde, işim gereği çocuğumu farklı saatlerde bırakıp aldığım için okulun günlük işleyişine yakından şahit oldum. Çocukların tuvalete götürülmesi sırasında onlara bağırıldığını, yemekhanede yemek yemek istemeyip ağladıklarında ise öğretmenler tarafından kayda değer bir müdahalede bulunulmadığını gözlemledim. Çocukların duygusal ihtiyaçlarına yönelik bir ilgi yerine daha çok otoriter ve itici bir yaklaşım olduğunu fark ettim.
Buna karşılık, çocukların sosyal medyada reklam yüzü olmaları için fotoğraf ve videolarda nasıl gülümsemeleri, nasıl poz vermeleri gerektiği konusunda sürekli yönergeler verildiğini bizzat gördüm. Değerler eğitimi iddiasına rağmen, çocukların özgüvenleri ve duyguları yerine, dışarıya güzel bir görüntü verme kaygısının öne çıktığını hissettim. Aynı taksitleri ödememize rağmen maddi durumu daha iyi olan velilerin çocuklarının özellikle bir sınıfta toplandığını ve bu ayrımı da ayrıca rahatsız edici bulduğumu belirtmek isterim.
Yaşadığım rahatsızlıkları öğretmen ve psikologla paylaştığım bir görüşme yaptım. Bu görüşmede de beni ve kaygılarımı gerçekten dinlemek yerine yaptıklarının doğruluğunu anlatmayı ve kendilerini savunmayı tercih ettiler. Ardından öğretmen, müdürün odasını işaret etmekle yetindi, ancak sorunların çözümüne yönelik yapıcı bir adım veya iyileşme iradesi hissetmedim.
Bugün hâlâ, kızımın bu süreçten olumsuz etkilenmiş davranışlarının izlerini silmeye çalışıyorum. Bu şikayeti; özellikle “değerler eğitimi” ve “farklı eğitim” söylemleriyle bu okula yönelmek isteyen diğer velileri uyarmak için yazıyorum. Kağıt üzerindeki vaatlerle gerçek uygulama arasında ciddi bir uçurum olduğunu, çocukların gerçekten değer görmediği bir ortamda bu kavramların pazarlama aracı haline getirildiğini birebir deneyimlemiş bir veli olarak belirtiyorum.
Yorumlar