18/01/2026’de abim M*** Ç****’i kalp krizi şüphesiyle Bezmialem Vakıf Gureba Hastanesi Acil’e götürdüm. Girişte soğuk terleme, göğüste sıkışma/ağrı ve kusma şikayetlerini bildirdim. EKG çekildi, ardından triyajdan “yeşil alan” a yönlendirildik. Hastam acı içinde kıvranırken etkin müdahale yerine “kan alınacak/serum takılacak” denilerek benden ücret talep edildi. “Acil hastaya önce müdahale edilmesi gerekir, yaşam hakkı ve hasta haklarına aykırı” diyerek itiraz edince sağlık hizmeti yerine hastanedeki polis ve güvenlik devreye sokuldu; herhangi bir kavga olmamasına rağmen polis odasına alındım ve ödeme konusunda baskı gördüm. Sabim 184’ü aramaya çalıştığımda engellenmeye çalışıldığını düşünüyorum.
Hastam müdahale görmediği için çıkmak istediğimde kağıt imzalatma baskısı yapıldı. Tam çıkarken görevli polis “yardım edeceğim” diyerek hastamı vezneye götürdü ve abim cebinden ödeme yapmak zorunda kaldı (bildirim mevcut). Kısa süre sonra geri döndüğümde hastamın hiç müdahale görmediğini, durumunun ağırlaştığını ve kan kusmaya başladığını söyledi. Kız kardeşim hastayı çıkarırken güvenlik ve görevli polis tarafından zorla imza attırılıp hastanın acilden çıkarıldığını öğrendim.
Ben abimi kendi aracımla Beykoz Devlet Hastanesi’ne götürdüm. Orada kalp krizi denildi, acil süreç başlatıldı ve ambulansla sbü Dr. S***** E****’e sevk edildi. S***** E****’te “geç kalındığı” belirtilerek stent takıldı ve yoğun bakıma alındı.
Bu olayda acil hizmetin fiilen ücrete bağlandığını, hastaya zamanında müdahale edilmediğini, hasta yakınına polis/güvenlik aracılığıyla baskı kurulduğunu düşünüyorum. Kamera kayıtları (acil giriş, triyaj, yeşil alan, vezne, polis odası), hbys ve ödeme kayıtlarının incelenmesini; sorumlular hakkında işlem yapılmasını ve haksız tahsilatın araştırılmasını talep ediyorum.
Yorumlar