Babam, Şubat 2025 itibarıyla Allianz tamamlayıcı sağlık sigortasına dahil edilmiştir. Bugün ise kendisine erken evre prostat kanseri tanısı konmuştur. Buna rağmen Allianz Sigorta, bu hayati süreçte tedavi giderlerini karşılamamak için 2017 yılında üşütmeye bağlı olarak kullanılan bir prostat ilacını gerekçe göstererek durumu “önceden var olan hastalık” gibi göstermeye çalışmaktadır.
Özellikle belirtmek isterim ki, 2017’deki durum kanser değildir; 2017–2025 yılları arasında babam için konulmuş herhangi bir kanser tanısı yoktur ve kanser tanısı tamamen sigorta poliçesinin başlangıcından sonra konmuştur. Buna rağmen Allianz, babamı yaklaşık 10 yıla yakın bir süre boyunca sanki “zaten hastaymış” gibi değerlendirip tedavi masraflarını reddetmektedir.
Bu yaklaşımın ne tıbben ne de hukuken kabul edilebilir bir tarafı olduğunu düşünmüyorum. Sigorta, risk gerçekleştiğinde devreye girmeyecekse neden vardır? Kanserle mücadele eden bir hastanın ve ailesinin önüne, sadece maddi gerekçelerle bu şekilde engel koymak, bana göre yalnızca bir poliçe yorumu değil, aynı zamanda ciddi bir insani sınavdır.
Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımı, gerekli tüm hukuki ve kurumsal başvuruları yapacağımı ve kamuoyunu bu konuda bilgilendirmeye devam edeceğimi açıkça ifade ediyorum. Sigortacılığın temelinin güven üzerine kurulu olduğuna inanıyorum ve güvenin de tam olarak böyle en zor anda gösterilmesi gerektiğini hatırlatmak istiyorum.
Yorumlar