Yakın Aile Sağlığı Merkezine Transfer Reddedildi, Engelli Çocuğu Olan Aile Mağduriyet Yaşıyor

İstanbul Kağıthane ilçesi Harmantepe Mahallesi’nde ikamet ediyorum ve 74 No’lu Aile Sağlığı Merkezi’ne bağlı görünmekteyim. Ancak evimizi taşıdığımız halde aile hekimimizi yeni adrese en yakın Aile Sağlığı Merkezine taşıyamıyoruz. Kağıthane Çeliktepe Mahallesi’indeki 5 No’lu Aile Sağlığı Merkezi’ne kaydımın alınması gerekirken, Sağlık Bakanlığı tarafından doluluk gerekçesi öne sürülerek bu talebim reddedilmektedir. Evime yaklaşık 200 metre mesafedeki aile sağlığı merkezine gidemeyip, 5 kilometre uzaktaki mevcut aile sağlığı merkezine gitmek zorunda bırakılmam, aile olarak bizi ciddi şekilde mağdur etmektedir.
Evimizde 3 çocuğum var; bunlardan biri engelli. 14 yaşındaki kızım sabah okula gidiyor, ben işe gidiyorum, evde 3 yaşındaki kızım ve 9 yaşındaki engelli oğlum kalıyor. Engelli çocuğum sokakta ve trafikte güvenli davranamıyor, cadde yoğun, kendini yere atma, etrafa zarar verme, evde kırıp dökme, altına dışkısını yapma, evin içinde gizli kuytu yerlere dışkısını saklama, gece uyumama gibi ağır sorunları var. Eşim aynı anda hem onu hem küçük çocuğu kontrol etmekte zorlanıyor. Böyle bir durumda bizi uzak bir Aile Sağlığı Merkezine gitmeye zorlamak, ailemizin fiilen sağlık hizmetine erişimini engelliyor. 184 hattı üzerinden yaptığım şikayet kaydının ardından Sağlık Bakanlığı uzmanları beni arayarak doluluk sebebiyle aile hekimi değişikliği yapılamayacağını bildirdiler ve bu kararı değiştirmek için herhangi bir çözüm sunmadılar.
Diğer yandan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından engelli çocuğum için verilen evde bakım yardımının, işveren tarafından hayır amaçlı verilen ek gelirin maaş gibi değerlendirilmesi sonucunda kesilmeye çalışılması da beni derinden yaralamıştır. Üç çocuklu, beş nüfuslu, kirada oturan, üzerimde kayıtlı evi, arabası, arsası olmayan, borç ve faiz ödemek zorunda kalan bir aile olarak gelirimizin bu şekilde yüksek gösterilmesi ve gerçek durumumuzun dikkate alınmaması adalet duygumu zedelemektedir. Biz inancımız gereği helal‑yasak ayrımına dikkat eden bir aileyiz, çocuklarımıza yasak lokma yedirmemek için çabalarken, verilen cüzi yardımın dahi bu şekilde gerekçelerle kesilmeye çalışılması vicdanen kabul edilebilir değildir.
Yaklaşık hayatımın tamamına yayılmış bir mağduriyet hissi yaşıyorum ve 07.02.1975’ten beri kendimi bu sistem içinde yok sayılmış hissediyorum. Bugün geldiğim noktada, Sağlık Bakanlığı’nın aile hekiminin makul mesafedeki Aile Sağlığı Merkezine naklini sağlamaması ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın evde bakım yardımını gelir hesabını gerçekçi yapmadan kesmeye yönelmesi nedeniyle, artık Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılmayı, nüfustan düşürülmeyi talep eder hâle geldim. Devletin temel görevi olan sağlık ve sosyal destek hizmetlerini hakkaniyetli biçimde sunmadığını, ailem ve özellikle engelli çocuğum açısından güvenli ve insanca bir yaşam imkanı tanımadığını düşünüyorum.
E‑Nabız sistemine onay vermediğimi, bu konudaki tüm hukuki ve fiili sorumluluğun Sağlık Bakanlığı’na ait olduğunu beyan ediyorum. Sağlık Bakanlığı’ndan aile hekiminin yeni adresime en yakın Aile Sağlığı Merkezine nakledilmesini, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan ise evde bakım yardımı ve gelir hesabımın gerçek yaşam koşullarım dikkate alınarak adil biçimde yeniden değerlendirilmesini, ailemin yaşadığı bu ağır mağduriyetin ivedilikle giderilmesini talep ediyorum.



