13 Mart Cuma sabahı saat 10:00 civarında Kızılay Karanfil Caddesi üzerindeki Simit Sarayı şubesinde kahvaltı yaptım. Çantamı sandalyede unutup mekandan ayrıldım. Çantamın içinde cüzdanım, makyaj malzemelerim ve kişisel eşyalarım bulunuyordu.
Durumu fark eder etmez Simit Sarayı’nın 444 8 768 numaralı çağrı merkezini aradım. Ancak çağrı merkezi, şubenin hiçbir telefon numarasını paylaşamayacaklarını, kendilerinde böyle bir bilgi olmadığını söyleyerek bana yardımcı olmadı. Bayilik vermeyi bilen bir kurumun, şubeleri ile ilgili en temel iletişim bilgisini verememesi güven açısından son derece rahatsız edici bir durumdur.
Ben de kendi imkanlarımla karşıdaki dükkânlardan birini yönlendirerek şubeye baktırdım ve oradaki bir beyefendi ile telefonla görüştüm. Çantamın orada olmadığı söylendi. Daha sonra kurumdan Kızılay’da görevli kan bağışçısı grubundan arkadaşlarımızı yönlendirdik ve çantamın onlara teslim edildiğini öğrendik. Yani önce “çanta yok” denilmesine rağmen, sonrasında başka kişilere teslim edilmiş olduğu ortaya çıktı.
Bu süreçte hem çantanın önce inkar edilip sonra bulunması, hem şubenin doğrudan aranabileceği bir telefon numarasının olmaması, hem de çağrı merkezinin ilgisiz ve yetersiz yaklaşımı bende ciddi bir güvensizlik duygusu oluşturdu. Kişisel eşyalarımı emanet ettiğim bir işletmede böyle bir süreç yaşamak istemezdim.
Bu nedenle, söz konusu şubedeki personel davranışlarının ve süreç işleyişinin incelenmesini, güvenlik kamerası kayıtlarının gözden geçirilmesini, çağrı merkezinin bu tür durumlarda nasıl hareket edeceğine dair açık bir prosedür oluşturulmasını ve tarafıma resmi ve açıklayıcı bir geri dönüş yapılmasını talep ediyorum. Kurumunuzun bu güvensizlik hissini giderecek somut adımlar atmasını bekliyorum.
Yorumlar