SGK’nın İş Gücü Kaybı Yok Kararıyla Emeklilik Kesilmesi Mağduru

Adana Seyhan’da ikamet ediyoruz. Eşim, 2024 yılında vergi indirimine bağlı olarak emekli edildi. Raporumuzu 2 Eylül 2024’te aldık, emeklilik kaydı ise 6‑7 Kasım 2024 tarihinde oluşturuldu. Ancak 2025 yılının Ağustos ayı itibarıyla eşimin emekliliği durduruldu ve o günden beri mağduruz.
Eşim daha önce de aynı hastalıklardan dolayı emekli edilmiş olmasına rağmen, 2025’te yeniden rapor aldığımızda yüzde 71 oran verdiler ve bu rapor kabul edilmedi. 2026’da bir kez daha başvuru yapıp yeni durum bildirir raporu aldık, buna da “iş gücü kaybı yok” denilerek SGK Adana tarafından red verildi. Halbuki bu kişi zaten bu hastalıklarla emekli edilmişti ve şu anda da aynı hastalıkları devam ediyor.
Eşimin beyin damarı tıkalı, uyku apnesi var, şeker hastası, kalbinde stent bulunuyor, prostat hastalığı ve buna bağlı yetersiz prostat tedavisi var, nöropati tanısı var, psikiyatri tedavisi görüyor, sarılık geçirmiş durumda ve taşıyıcı hepatit B hastası. Tüm bu tanılar ve durumlar raporlarda açıkça yer almasına rağmen, “iş gücü kaybı yok” denilerek emekliliğinin kesilmesini kabul edemiyoruz. Eşim bu sağlık sorunlarıyla tekrar çalışma gücüne sahip değil; buna rağmen emekliliği elinden alınmış durumda.
SGK Adana’dan gelen red kararına karşı 02.06.2026 tarihinde Yüksek Sağlık Kurulu’na resmi itiraz başvurumuzu yaptık, şu an DYS üzerinde de itirazımız görünmektedir. Bizim zorumuza giden, daha önce aynı hastalıklardan dolayı verilmiş bir emekliliğin, yeni getirilen prosedürlerle “iş gücü kaybı yoktur” denilerek geri alınmasıdır. Bu durum sadece bizi değil, bizim gibi pek çok kişiyi mağdur ediyor ve yıllarca alın teriyle hak edilmiş bir hakkın bir anda yok sayılması anlamına geliyor.
Yüksek Sağlık Kurulu’ndan talebimiz, eşimin tüm tıbbi raporlarının ve hastalıklarının objektif, ayrıntılı ve adil bir şekilde tekrar değerlendirilmesi, daha önce tanınan emeklilik hakkının tamamen iade edilmesi ve emekliliğinin kaldığı yerden devam ettirilmesidir. Hem mağduriyetimizin giderilmesini hem de benzer durumdaki hastaların haklarının bu şekilde keyfi olarak elinden alınmamasını istiyoruz.







