Kasım ayında satın aldığım Reeder s19 Pro Edge telefonum, Nisan ayında bir anda açılmamaya başladı. Bunun üzerine telefonu Reeder mağazasına götürdüm. Telefonun değişimi için benden 3.500 TL talep edildi; ancak bunun benim hatam olmadığını düşündüğüm için bu ücreti ödemeyi reddettim.
Sonrasında Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurdum. İlk başvurumda, telefon bilirkişiye gidemediği için sonuç olumsuz geldi. İkinci kez Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurdum. Bu kez bilirkişi raporunda, telefonda yoğun nem tespit edildiği ve sorunun buna bağlandığı bildirildi. Hakem Heyeti de bu rapora dayanarak talebimi reddetti.
Ben telefonu hiçbir şekilde suya düşürmedim, üzerine sıvı dökmedim; bu konuda tamamen eminim. Bu yüzden aklıma iki ihtimal geliyor: Ya telefonlar değişim veya başka işlemler sonrasında fabrika ortamında yeterince kontrol edilmeden tekrar satışa sunuluyor ya da daha yüksek bir ihtimalle bu telefon modeli Antalya’nın hava koşullarına ve nem oranına uygun üretilmemiş durumda. Kasım ayında aldığım telefonu, Ocak ve Şubat aylarında yağmur yağarken normal şekilde kullanıyorsam ve bu kullanımda cihaza sıvı girmişse, bunun da kullanıcı hatası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Bugün dünyada denizin içinde bile çalışabilen telefonlar üretilirken, bizim yağmurda telefon kullanmamızın bile sorun edilmesi ve bunun faturasının kullanıcıya çıkarılması bana göre kabul edilebilir değil. Bir Türk markası olarak Reeder ile gurur duymak isterdim; ancak her sorunda kullanıcıdan ücret talep eden, yağmurda normal kullanımda oluşan nemi bile kullanıcı hatası sayan bir yaklaşımla karşılaşmak beni ciddi anlamda hayal kırıklığına uğrattı.
Yaşadığım bu süreçte, kusurun kullanıcıya yüklenmesi yerine ürünün koşullara uygunluğu ve üretim kalitesinin sorgulanmasını, mağduriyetimin de buna göre yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.
Yorumlar