05.03.2026 tarihinde Kilis’te bulunduğum yemekhanede tarafıma servis edilen, Özsüt markasına ait kapalı kutu tatlı ürününün içerisinden kıl çıkmıştır. Bu açık gıda güvenliği ihlali sadece halk sağlığını hiçe saymakla kalmamış, Ramazan ayında orucumun bozulmasına sebep olarak beni manevi açıdan da derinden yıpratmıştır.
Olayın ardından Özsüt Genel Müdürlük yetkilileri hızlıca benimle telefon yoluyla iletişime geçmiş, markanın üretim kusurunu kabul ederek yaşanan bu ağır mağduriyetin giderilmesi amacıyla şahsıma 20.000 TL tazminat ödenmesi hususunda kesin olarak sözlü mutabakata varmışlardır. Tarafıma en kısa sürede ulaşılıp ödemenin yapılacağı açıkça beyan edilmiştir.
Ancak bu kurumsal taahhüdün üzerinden tam 45 gün geçmesine rağmen tarafıma hiçbir ödeme yapılmamış, marka verdiği sözde durmamıştır. Firmanın taahhüdünü yerine getirmemesi üzerine kendilerine WhatsApp üzerinden yazılı olarak son bir ihtar mesajı gönderip süre tanımama rağmen hiçbir şekilde dönüş yapılmamış, adeta sessiz kalınarak uzlaşmaktan kaçınılmıştır.
Özsüt gibi büyük ve bilinen bir markanın, tüketicinin ağır mağduriyetini gidermek için önce tazminat sözü verip ardından 45 gün boyunca oyalama taktiği uygulaması kurumsal ciddiyet ve marka imajı açısından son derece olumsuz ve kabul edilemez bir tutumdur.
Söz verilen 20.000 TL tazminat tutarının ivedilikle hesabıma yatırılmaması halinde; Tüketici Hakem Heyeti, Tarım ve Orman Bakanlığı (Alo 174) ve adli makamlar nezdinde başlattığım yasal süreçleri sonuna kadar sürdüreceğimi belirtiyor, Özsüt yetkililerinden bu mağduriyetimi giderecek acil bir çözüm beklediğimi kamuoyu ile paylaşıyorum.
Yorumlar