Nisan 2025’te Konya Opel Özkaymak bayisinden satın aldığım Opel Grandland aracımda, 8 Ocak 2025 tarihinde ciddi bir şanzıman arızası ortaya çıktı. Bu arıza nedeniyle çocuğumla birlikte trafikte defalarca ölüm tehlikesi atlattık. Aracı her servise götürdüğümüzde, ilk etapta “aracın bir şeyi yok” denilerek araç bize geri teslim edildi.
Daha sonra yapılan incelemelerde şanzıman kusurunun bulunduğu ve bunun fabrikasyon kaynaklı, yani ayıplı bir mal olduğu servis tarafından kabul edildi. Buna rağmen benim araç değişim talebim reddedildi, sadece şanzıman değişimi teklif edildi. Henüz 6 aylık bir araç için, üstelik can güvenliğimizi bu kadar riske atan bir kusur varken, şanzıman değişimini kabul etmedim.
Bu süreçte yargı yoluna başvurmak zorunda kaldım. Ancak mahkeme sürecinde Opel tarafının sürekli “ek süre” talep ederek davayı gereksiz yere uzattığını, bunu da adeta bir oyalama taktiği olarak kullandığını görüyorum. Hem canımıza kastedecek derecede kusurlu bir araç satılması hem de hukuki sürecin bu şekilde uzatılması, kendini “dünya devi” olarak tanıtan bir firmaya hiç yakışmıyor.
Aracımı 8 Ocak’tan bu yana serviste bırakmış durumdayım ve yaklaşık 4,5 aydır aracımdan mahrumum. Bu süre boyunca tarafıma hiçbir şekilde ikame araç da tahsis edilmedi. Üstelik bu süre içinde hiç kullanamadığım araç için trafik sigortası ve bandrol ücretlerini ödemeye devam ediyorum, bu da mağduriyetimi daha da artırıyor.
Şasi numarası VXKKAHPY6S6003577, motor numarası 10za040112413 olan ve plakası 42 EEC 84 olan aracım için, kusurun ayıplı mal kapsamında değerlendirilerek aracımın misli ile değiştirilmesini ve yaşadığım mağduriyet, risk, süreç uzatmaları ile birlikte kullanmadığım araç için ödemek zorunda bırakıldığım trafik sigortası ve bandrol bedelleri nedeniyle ek tazminat talebimin karşılanmasını istiyorum.
Can güvenliğim ve ailemin güvenliği bu kadar ciddi şekilde tehlikeye atılmışken, hem mağduriyetimin giderilmesini hem de hukuki sürecin Opel tarafından daha fazla oyalama aracı olarak kullanılmamasını talep ediyorum.
Yorumlar