Üç gündür adeta internet çağının dışında bırakıldığımız, teknolojik çölde susuz kalmış gibi bekletildiğimiz bu süreçte Merkürnet firması, hizmet anlayışıyla değil, hizmet verememesiyle adından söz ettirmeyi başarıyor.
"İnternet sağlayıcı" kisvesi altında faaliyet gösteren bu yapının, son üç gündür sağlıklı ve kesintisiz bir internet hizmeti sunmak gibi bir amacı olmadığı açıkça ortada. Bağlantı; varsa yoksa gidip geliyor, ama çoğu zaman yok.
Bu yaşananlar yalnızca teknik bir aksaklıkla açıklanamaz. Asıl kriz, iletişim kurulamayan müşteri hizmetleri, sorumluluk almaktan kaçan çağrı merkezleri ve tamamen sessizliğe gömülmüş bir şirket yönetimidir. Müşteri temsilcisine ulaşmak, günümüzde Mars'a ulaşmak kadar zahmetli hale gelmiş durumda. Telefonlar açılmıyor, e-postalara cevap verilmiyor, sosyal medyada ise zaten yoklar. İkinci günde ancak SMS ile geçiştiriliyoruz.
Merkürnet, bir internet servis sağlayıcısından beklenen en temel görevi – bağlantı sunmak – yerine getiremezken, müşterilerin zamanını, işini, sabrını ve güvenini de beraberinde harcamaktan çekinmiyor.
Bu bir hizmet değil; bu bir ihmaldir. Bu bir aksaklık değil; bu bir sorumsuzluktur.
Bu firma, müşterileriyle kurduğu sözleşmeyi yalnızca fatura kesme kısmında hatırlıyor, fakat hizmet verme yükümlülüğü konusunda sus pus olmayı tercih ediyor. Bu tavır, yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde de kullanıcı haklarının çiğnenmesi anlamına geliyor.
Buradan Merkürnet yetkililerine sesleniyorum:
İnternet kesilebilir, evet. Ama sizin vicdanınız da mı kesik?
Eğer bu işin altından kalkamıyorsanız, internet işini bırakın; çünkü milyonlarca insanın dijital çağa tutunmaya çalıştığı bu dünyada, bağlantısızlık sadece bir teknik sorun değil, bir insan hakkı ihlalidir.
Yorumlar