Beylikdüzü Medicana’da Acil Serviste İhmal Ve Bilgilendirme Eksikliği
24 Temmuz günü saat 17.05 civarında 16 yaşındaki erkek kardeşim epilepsi krizi geçirdiği düşünülerek ambulans ile Beylikdüzü Medicana Hastanesi aciline getirildi. Kardeşimin bilinci kapalıydı, istemsiz hareketleri vardı, bağırıyor, etrafa vuruyor ve kendine zarar verebilecek durumdaydı. Acil doktoru C***** Bey ilk anda epilepsi krizi geçirmiş olabileceğini söyledi ancak bize ne yapılacağını, nasıl bir tedavi planlandığını, nasıl bir yöntem izleneceğini hiçbir şekilde açıklamadı.
Öğlen saatlerinde girdiğimiz acil serviste kardeşim yaklaşık saat 21.00’e kadar aynı şekilde yattı. Verilen serumlar ve sakinleştirici iğneler hiçbir işe yaramadı, durumunda hiçbir iyileşme olmadı. Buna rağmen ne düzenli bir bilgilendirme yapıldı ne de farklı bir tıbbi yaklaşım denendi. Çocuk doktoru kısa süreliğine gelip baktı ve gitti, yine bir ilerleme olmadı, bize net bir şey söylenmedi.
Bu süreçte kardeşimin durumunun ciddiyetine rağmen araştırma hastanesine sevk talep ettik çünkü ortada anlaşılmayan bir tablo vardı ve kimse yanımıza gelip durumu açıklamıyordu. Ambulans istediğimizde yalnızca eve götürebileceklerini, başka hastaneye sevk edemeyeceklerini söylediler. Biz artık çok bunalmış haldeyken, bizimle gerçek anlamda ilgilenecek ve açıklama yapacak birini talep ettik.
Son olarak yanımıza gelen A**** Ş**** isimli hekim, açıkça gördüğü kadarıyla burada yapabilecekleri bir şey olmadığını, kardeşimin araştırma hastanesine gitmesinin daha doğru olacağını, ne olduğunu tam olarak anlayamadıklarını söyledi ve gerekli sevk imzasını atacağını belirtti. Buna rağmen acil doktoru C***** Bey bizi yaklaşık bir saat daha oyaladı, zaman kaybettirdi. En sonunda imza atılıp ambulans ayarlandı ve sevkimiz yapıldı.
Kanuni Araştırma Hastanesi’ne gittiğimizde 26 Temmuz günü acil enfeksiyon bölümünde kardeşimin “viral menenjit” geçirdiği tespit edildi, omurilikten bos sıvısı alındı ve tanı bu şekilde netleşti. Beylikdüzü Medicana’da bu durumun anlaşılamamış olması, saatlerce etkisiz bir şekilde bekletilmemiz ve aile olarak hiçbir şekilde doğru dürüst bilgilendirilmememiz bizim için hem tıbben hem psikolojik olarak çok ağır bir süreçti. Bu tablo çok rahat ölümle sonuçlanabilecek bir gecikmeye yol açabilirdi.
Beylikdüzü Medicana Hastanesi acil servisinde yaşadığımız bu ihmal ve iletişimsizlik sürecinin hastane tarafından detaylı şekilde incelenmesini, özellikle acil serviste görevli hekimlerin bu tür ağır tablolar karşısındaki yaklaşımının ve bilgi-beceri düzeylerinin gözden geçirilmesini istiyorum. Eğer yeterli donanım yoksa, acile bu durumda hastaların yatırılmaması, en kısa sürede uygun merkezlere sevk edilmeleri gerektiğini düşünüyorum. Benim tek isteğim, bu olayın ciddiyetle araştırılması ve benzer bir durumda başka ailelerin aynı riskleri ve çaresizliği yaşamamasıdır.










