Yaşlı Müşteriye 2 TL İçin Mahcup Edilmesi
Bugün Küçükbakköy şubenizde yaşadığım bir olay beni gerçekten üzdü.
Yaşlı bir teyzemiz alışveriş yaptı. Kasada 2 TL bozuk parası çıkışmadı. Kasiyer hanım ise birkaç kez, “Teyze, bir dahaki gelişinde 2 TL’yi getir, bizim cebimizden çıkıyor, bize de hesap soruyorlar” diyerek durumu tekrar tekrar dile getirdi.
Teyzemiz de belli ki bu durumdan rahatsız oldu ve şu sözü söyledi: “Kızım, ben 2 TL için kimsenin hakkına giremem. Dedi cüzdanını karıştırarak bir köşede 50 TL buldu 2 TL’sini ödedi.
İşte insanı düşündüren tam da bu sözler.
Elbette kimsenin hakkı kimsede kalmasın, hesap kitap düzgün olsun. Ama bazen mesele 2 TL değil, o 2 TL’nin bir insana nasıl hissettirildiğidir.
Belki kasiyer hanım da kendisine verilen talimatı yerine getiriyordu. Belki onun da yapabileceği bir şey yoktu. Ancak bir büyüğümüzün, birkaç lira yüzünden kendisini mahcup hissetmesine gerek var mıydı?
Esnaflık sadece ürün satmak değil, gönül kazanmaktır. Bazen bir tebessüm, bazen anlayış, bazen de “Canın sağ olsun teyzem” diyebilmek, kazanılan birkaç liradan çok daha değerlidir.
Mesele 2 TL değil; vicdan ve merhamet…






