Doktorun Saygısız Üslubu Ve Hastayı Değersizleştirmesi
15 Eylül 2026 tarihinde İzmir Şehir Hastanesi Endokrinoloji bölümünde annemin boğazındaki guatr şikayeti için Dr. H****** Y***** Y****’dan randevu aldık. Muayene sonrasında bizden kan tahlili istendi ve 21 Eylül tarihine de ultrason randevusu verildi. İstenen tüm tetkiklerimizi yaptırdık.
21 Eylül 2026 günü saat 11.40 civarında biyopsi odasındaki ultrasona girdik. Ultrasonu yapan doktor anneme kısa bir bilgi vererek kontrol periyotlarından bahsetti. Biz de özellikle kan tahlili başta olmak üzere kan ve ultrason sonuçlarının kendi doktorumuz olan H****** Y***** Y**** tarafından birlikte değerlendirilmesini bekledik. Bu sırada doktor, muhtemelen tanıdığı olduğunu düşündüğümüz bir başka hastayla biyopsi odasında uzun süre ilgilendi.
Ancak bu işlem bittikten sonra yanımıza geldiğinde bize neredeyse hiç yüzümüze bakmadan, ultrasonu yapan doktoru kastederek “Öyle dendiyse öyledir, o zaman 3 ay sonra yine geleceksiniz, 182’den randevu alacaksınız” şeklinde son derece baştan savma ve üstten konuşan bir üslup kullandı ve annemin yüzüne kapıyı kapatır gibi davranarak adeta bizi odadan gönderdi. Biz ultrason doktorundan kısmen bilgi almış olsak da, kendi istediği kan tahlillerini neden değerlendirmediğini anlamış değiliz. İnsan olarak kendimizi değersiz, dışlanmış ve azarlanmış gibi hissettik.
Ben, bu doktorun hastalarına sadece bir “iş yükü” gibi değil, hayatları kendisine emanet edilmiş insanlar olarak bakması gerektiğinin hatırlatılmasını talep ediyorum. Hastanenin ilgili birimlerinin bu davranışı incelemesini, doktorun hastalarla iletişim dili ve yaklaşımı konusunda uyarılmasını ve kendisine, düşenin de çıkanın da insan olduğunu, kimsenin kimseden üstün olmadığını hatırlatmasını istiyorum. Annemin sonuçlarının gerektiği gibi açıklanmasını ve benzer bir üslubun başka hastalara da yaşatılmamasını bekliyorum.















