Hazine Ve Maliye Bakanlığı’nın Denetim Zaafiyeti Ve Şeffaflık Eksikliği
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın son dönemde kamuoyuna yansıyan fon ve borsa usulsüzlüğü iddiaları karşısındaki tutumu ve denetim zaafiyeti beni bir esnaf ve vatandaş olarak ciddi şekilde rahatsız ediyor. Kısa bir süre içinde yüz milyarlarca liralık fon ve borsa hareketinden bahsedilirken, bu paraların kaynağı, aktarıldığı hesaplar ve vergisel boyutunun kamuoyuna açık ve tatmin edici şekilde açıklanmamış olması ekonomik denetim sistemine olan güvenimi zedeliyor.
Yaklaşık 1.300 kredi puanına sahip bir esnaf olarak işimi büyütmek için 1 milyon TL kredi almak istediğimde hiçbir bankadan onay alamadım. 100 bin TL’lik bir transfer yaptığımda dahi bankalar tarafından sıkı güvenlik ve sorgulama süreçlerine tabi tutuluyorum. Buna karşılık, medyaya yansıyan milyarlarca liralık fon hareketlerinde denetimin nasıl işlediğini, bu işlemlerde aynı titizliğin gösterilip gösterilmediğini sorguluyorum.
Fona yatırıldığı iddia edilen yüksek meblağların kaynağının, ilgili kişilerin beyan ettiği gelir ve mal varlığı ile uyumlu olup olmadığının Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bağlı kurumlar tarafından detaylı bir şekilde incelenmesini bekliyorum. Eğer usulsüzlük, denetim ihmali, nüfuz kullanımı veya kolaylaştırıcı işlemler söz konusuysa, bunların ortaya çıkarılmasını ve sorumlular hakkında işlem yapılmasını talep ediyorum. Bu hususları kesinleşmiş bir suçlama olarak değil, araştırılmasını istediğim ciddi şüpheler olarak dile getiriyorum.
Kredi taksitini geciktiren küçük esnaf ve vatandaş anında aranıp uyarılırken, gecikme faizi öderken, milyarlarca liralık fon hareketlerine ilişkin iddiaların uzun süre cevapsız ya da muğlak bırakılması adalet duygumu zedeliyor. Ekonomik güven ve vergi adaleti, sadece küçük esnafa ve dar gelirliye sıkı denetim uygulayarak değil, büyük sermaye ve yüksek hacimli işlemler için de aynı kararlılığı göstererek sağlanabilir.
Bu nedenle Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan, görev alanına giren tüm mali ve vergisel incelemeleri eksiksiz yapmasını, MASAK süreçlerini etkin biçimde işletmesini ve gerekli durumlarda diğer yetkili kurumlarla koordinasyon sağlayarak konuyu tüm yönleriyle aydınlatmasını talep ediyorum. İhmali veya dahli tespit edilen kamu görevlileri ve diğer sorumlular hakkında yasal süreçlerin başlatılması, denetim zaafiyeti bulunan yöneticilerin hesap vermesi ve gerekirse görevden ayrılması gerektiğine inanıyorum.
Esnaftan ve vatandaştan beklenen şeffaflık ve hesap verebilirliğin, kamu yönetimi ve büyük sermaye çevreleri için de aynı ölçüde uygulanmasını istiyorum. Genel, yuvarlak açıklamalar değil, somut incelemelerin sonuçlarının kamuoyuyla ve benimle paylaşılmasını talep ediyorum. Ülke ekonomisine güven duyabilmemiz için herkesin aynı kurallara tabi olduğunun açıkça görülmesi gerekiyor.






