Tarafıma teslim edilen ilk Opel araçta el freninin çalışma mekanizması bozuktu. Bu durum, Karayolları Trafik Mevzuatı ve genel araç güvenlik standartları açısından aracın trafiğe ve kullanıma elverişli olmadığını açıkça göstermektedir. Böyle bir güvenlik kusuruna rağmen aracın müşteriye teslim edilmesi, öngörülebilir ve önlenebilir bir hayati riskin bilerek kullanıcıya yüklenmesi anlamına gelmektedir. El freninin işlevsiz olması basit bir teknik arıza olarak nitelendirilemez; kişinin can güvenliğini doğrudan tehlikeye atan, kabul edilemez ve hukuki sorumluluk doğuran ciddi bir güvenlik ihlalidir.
Bu olay sonrasında, havaalanına yetişme zorunluluğum nedeniyle tarafıma ikinci bir araç teslim edildi. Ancak bu araçta da aynı kusurun bulunduğu, el freninin bantlanmış şekilde teslim edildiği açıkça görülmüştür. İki ayrı araçta aynı hayati kusurun bulunması, bunun münferit bir hata değil, sistemsel bir sorun ve ciddi bir denetim eksikliği olduğunu göstermektedir.
Şikayetime verdiğiniz yanıtta “hızlı destek sağlandığı” ifade edilmiş olsa da, yaşanan süreç hızlı ve etkin bir hizmetten çok, ofis organizasyonu ve çalışan yetkinliğinin normal hizmet standartlarının dahi altında kaldığını ortaya koymuştur. Bu nedenle dönüş günümde kısıtlı olan zamanımı sevdiklerimle geçirmek yerine, yaşanan aksaklıklarla uğraşmak ve buna bağlı ek yakıt giderlerine katlanmak zorunda kaldım.
Tüm bu nedenlerle, can güvenliğimi bu derece riske atan bu süreçle ilgili olarak Garenta’dan yazılı ve açık bir özür, yaptığım kiralama bedelinin tamamının iadesini ve süreç boyunca katlandığım ek yakıt masraflarımın eksiksiz olarak karşılanmasını talep ediyorum. Ayrıca benzer güvenlik ihlallerinin tekrar yaşanmaması için araç bakım ve denetim süreçlerinizin gözden geçirilmesini ve gerekli tedbirlerin ivedilikle alınmasını bekliyorum.