Son zamanlarda sosyal medya platformu Instagram’da, özellikle muhafazakâr kesime mensup kişiler ve dini görevde bulunan bazı bireylerin paylaşımlarında mahremiyet sınırlarının ihlal edildiğini üzülerek gözlemliyorum. İmamlar ve hocaların eşleri dahil olmak üzere birçok kişinin, evlerinin içi ve aile ortamlarıyla ilgili mahrem görüntülerini, özel alanlarını ve ilişkilerini açık şekilde sergilediğine tanık oluyorum. Bu tür paylaşımların hem dini hassasiyetlere hem de toplumsal değerlerimize zarar verdiğini düşünüyor, toplumda ahlaki açıdan ciddi bir yozlaşmaya yol açtığını kaygıyla gözlemliyorum.
Yaklaşık bir yıldır bu artışı fark ediyorum; özellikle son 6 aydır bu tür paylaşımların daha da yaygınlaştığına ve bazı paylaşımların bilerek veya bilmeyerek dini değerleri sorgulayıcı, toplumu olumsuz etkileyici bir dil kullandığına şahit oluyorum. Ayrıca, takipçi sayısı arttıkça başörtüsü gibi dini semboller üzerinden olumsuz mesajlar verildiğini, “geleneksellik, geri kafalılık” gibi aşağılayıcı yorumların toplumun geniş kesiminde etki yarattığını görmek endişe verici.
Bu konuda sosyal medyada defalarca yorum ve uyarılarda bulundum, fakat olumlu bir sonuç alamadım. Şikayetimi resmi olarak ilk kez iletiyorum.
Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan beklentim; sadece hutbelerde değil, aynı zamanda mevcut manevi danışmanlık merkezlerinin de bu tür toplumsal bilinçlendirme ve mahremiyetin önemini vurgulayacak çalışmalar için aktif şekilde kullanılmasıdır. Toplumda hem erkeklerin hem kadınların dini ve ahlaki değerleri koruyacak şekilde bilinçlendirilmesine yönelik bilgilendirici ve yönlendirici adımların atılması, Cuma hutbelerinde aile mahremiyeti ve toplumsal değerler konusunda hatırlatıcı mesajlara daha fazla yer verilmesi, ayrıca sosyal medya konusunda özel uyarı ve bilgilendirmelerin yapılmasını özellikle rica ediyorum.
Bu hassas konuda toplumun manevi rehberliği açısından gerekli adımların atılmasını önemle talep ediyorum.
Yorumlar