Çığ Gösteri Merkezi Hayal Kırıklığına Dönüşen Müzik Ziyafeti

Tam 15 senedir Çığ Sahne'nin sadık bir müşterisiydim ve dün gece büyük bir heyecanla çok kıymetli iki dostumla birlikte rezervasyon yaptırdık. Onlara o kadar övmüştüm ki, gecenin sonunda mutlu ayrılacağımız garantisiyle masamıza oturduk. Ancak birçok şeyin bıraktığım gibi kalmadığını fark ettik ve bu durum bizim için büyük bir hayal kırıklığıydı. Mekana gelmeden önce dün akşam sahne alan N** S*** B*****'nin videolarını izlemiştik ve bir kez daha Instagram'ın yalan bir dünyadan ibaret olduğunu anladık. Öncelikle ses inanılmaz yüksekti ve solistin performansı, çığlık çığlığa bağırmaktan ibaretti. Türkü, yelpazesi dünyası çok geniş bir tarzdır; Doğu'dur, Batı'dır, sentezdir. Ancak sahnede olan solist, alaturka tarzını fazlaca akıtan ve birkaç masaya hitaben bütün bir geceyi tek bir tarzda sürdüren bir performans sergiledi. Asıl hayal kırıklığı ise solistin, 'Bunlar benim ailem, öz ablalarım' diye tanıttığı kalabalık bir masanın çıkardığı gürültüydü. Oturmayı yayılmak sanan ve bağırıp çağırarak eğlenmeyi sanan bu masa, edebiyle ve adabıyla içmeyi de bilmediği için çok tahmin edilir bir şekilde davrandı. Bir şekilde geceyi kavga çıkararak, masaya bardak fırlatarak ve etrafa cam parçaları saçarak bitirdiler. Biz o yayılan cam parçalarına çok yakındık ve bir yerimize zarar vermemiş olması şans eseriydi. Ayrıca bütün gece göz göre göre geliyorum diyen bu olaya mekan görevlileri de müdahale etmeyerek fazlaca tolerans gösterdi. Diyeceğim o ki, Ankara'da türkü denince akla ilk gelen mekan olan Çığ Sahne, sadece türkü söyleyen ve türkü dinleyen insanlara yer vermedikçe zamanında kazanılmış haklı ününü kaybedecek. Dün gece bizi kaybettiği gibi...






