Taburcu Sırasında Hastanın Ateş Ölçümü Ve İlaç Talebine Reddedilen Soğuk Yaklaşım
8–9 Ağustos tarihlerinde babamın ameliyat ve yatış süreci için Antalya Şehir Hastanesi Üroloji Polikliniği ve servisine başvurduk. Hastanede görev yapan bazı personeller son derece ilgili ve güler yüzlü olmasına rağmen, özellikle babamın taburcu olacağı gün karşılaştığımız hemşire ekibinin ve bazı asistan doktorların tavırları bizi derinden üzdü.
Babam ameliyat sonrası taburcu edilmek üzereyken yataktan kendi başına kalkamayacak durumdaydı; başka hastalıkları da olduğu için tekerlekli sandalyeye dahi oturmakta zorlanıyordu. Buna rağmen odayı boşaltmamız gerektiği söylendi. Babamın ateşi yükseldi, en azından ateş düşürücü yapılmasını rica ettik; “yapamam” denilerek bu talebimiz karşılanmadı. Ardından, hiç değilse ateşinin ölçülmesini istedik, buna da “yapamam, çıkmanız lazım” şeklinde yanıt verildi.
Bu süreçte konuşurken yüzümüze bakmayan, sürekli telefonuyla ilgilenen, soru sorduğumuzda donuk ve isteksiz şekilde cevap veren bir yaklaşımla karşılaştık. Yoğun ve stresli bir iş temposu içinde olduklarını anlayabiliyorum; ancak orada yatanlar da hasta insanlardır ve en temel beklenti, insan gibi muamele görmek ve asgari düzeyde ilgi görmektir. Özellikle taburcu sürecinde, hareket dahi edemeyen bir hastaya bu kadar katı ve soğuk yaklaşılması kabul edilebilir değildir.
Ben bu şikâyeti, kimseyi haksız yere zan altında bırakmak için değil, böyle üzücü durumların tekrar yaşanmaması için yazıyorum. Antalya Şehir Hastanesi Üroloji kliniğinde özellikle taburcu sürecindeki iletişim ve hasta yaklaşımının gözden geçirilmesini, hemşire ve asistan doktor ekibine bu konuda gerekli uyarı ve eğitimlerin verilmesini, benzer durumda olan hastalara daha insani ve özenli davranılmasını bekliyorum.



