22.09.2025 tarihinde VF4056 uçuş numaralı ve 19:20 kalkış saatli Ankara–Bodrum seferinizde yolcu olarak bulunduk. 3 yaşındaki kızım susadığını söylediğinde, ikram sırasında kadın personelinizden ılık su istedim (çocuk için), ancak yalnızca soğuk su olduğunu belirtti. Yanımda bulunan annem de, daha önce yaşadığı olumsuzluklar nedeniyle firmanızı bir daha tercih etmeyeceğini nazikçe ifade etti.
Asıl konumuz, kadın personelinizin bu duruma tepkisidir. Annemin bu cümlesi üzerine yüksek sesle ve diğer yolcuların duyabileceği biçimde, adeta alay edercesine “Neden, ılık su yok diye mi bizi tercih etmeyeceksiniz?” şeklinde bir karşılık verdi. Annem sakinliğini koruduğu sırada da “Bu mağduriyetinizi gidermek için yapabileceğimiz bir şey var mı?” diyerek konuyu daha da uygunsuz bir hale getirdi. “Mağduriyet” kelimesi burada tamamen yanlış kullanılmış, hatta durumla alay eden bir üsluba bürünmüştür.
Şunu belirtmek isterim ki, annem o sırada ılık suyu kastetmiyordu; ancak ben gerçekten de çocuğumun soğuk su içmesini istemediğim için bundan sonra firmanızı tercih etmeyeceğim. Çünkü küçük bir çocuğun soğuk su içmesi hastalık riski taşır. Personelinizin, servis arabasında bulunan sıcak ve soğuk suyu karıştırarak ılık su elde etmesi gayet basit bir fizik kuralıdır. Bu kadar temel bir konuda yardımcı olunmaması ve üstüne dalga geçilmesi kabul edilemez.
Siz biletleri ücretsiz sunmuyorsunuz; biz hizmet satın alıyoruz. Dolayısıyla personelinizin müşterilere saygılı ve çözüm odaklı davranması gerekir. Çocuğuma “soğuk olmayan” bir su istemek lüks değil, insani bir talep. Bir personelin böyle bir durumda alaycı tutum sergilemesi firmanızın imajına zarar vermektedir.
Bahse konu uçuşta yaşadığımız bu olumsuzlukla ilgili olarak, ilgili personelinizin tavrı hakkında tarafımıza açıklama ve özür yazısı iletilmesini rica ederim.
Ayrıca, firmanızın geçmişte mizah platformu Zaytung’da rötar konusuyla gündeme geldiğini biliyoruz. 90’dan fazla uçağı ve 100’ü aşkın rotası bulunan bir firmanın, küçük bir çocuğa ılık su sağlayamaması ve çalışanının bu durumu alaya alması, artık yalnızca Zaytung’un değil, çok daha büyük platformların konusu olmalıdır.
Yorumlar