Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Gençlerin Evlenmesini Engelleyen Yetersiz Kredi Ve Destekler
Türkiye’de artan ekonomik kriz nedeniyle uzun süredir evlenmek istiyorum; ancak ne kira fiyatları, ne düğün masrafları, ne de temel geçim giderleri gelirime göre karşılanabilir seviyede olmadığı için evlilik planımı sürekli ertelemek zorunda kalıyorum. Çalışma hayatında da, işsizlikte de, asgari ücretle de gençlerin kendi yuvasını kurması neredeyse imkansız hale gelmiş durumda.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın gençlerin evliliğini destekleme konusunda yeterli ve kapsayıcı politikalar üretmediğini düşünüyorum. Evlilik kredileri ve destekleri ya hiç yokmuş gibi hissediliyor, ya çok sınırlı kalıyor, ya da öyle ağır ve gerçekçi olmayan şartlara bağlanıyor ki bizim gibi sıradan gençlerin bu imkânlardan yararlanması neredeyse imkansız oluyor. Gelir kriterleri, başvuru koşulları ve tutarlar, ülkenin gerçek yaşam maliyetini kesinlikle yansıtmıyor.
Ben bugüne kadar herhangi bir evlilik desteğine özellikle başvurmadım; çünkü bir yandan neye, nasıl başvurabileceğimi açık ve anlaşılır şekilde göremiyorum, diğer yandan da duyabildiğim desteklerin şartlarının bize hiç uymadığını ve pratikte çoğu gencin bu yardımlardan faydalanamadığını görüyorum. Bu nedenle sistem bana ve çevremdeki pek çok gence gerçekçi bir çözüm sunmuyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan beklentim, gençlerin evlilik ve yuva kurma süreçlerinde somut, ulaşılabilir ve kapsamlı destek mekanizmaları oluşturmasıdır. Faizsiz ve uzun vadeli evlilik kredileri, ev kurma yardımı, kira veya konut desteği gibi uygulamaların hem tutar olarak hem de şartlar açısından bugünün ekonomik koşullarına uygun, adil ve geniş kitlelerin yararlanabileceği hale getirilmesini istiyorum. Ekonomik kriz koşullarında evlilik hayali kuran gençlerin yalnız bırakılmadığını hissettirecek güçlü ve gerçekçi politikalar talep ediyorum.
Son yıllarda ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılara ve bitmeyen enflasyona paralel olarak şiddet, cinayet, fuhuş ve uyuşturucu madde kullanımında belirgin bir artış olduğunu üzülerek gözlemliyorum. Özellikle son 2 yıldır, Türkiye genelinde ahlaki değerlerin zayıfladığı, toplumdaki saygı ve güven duygusunun ciddi şekilde sarsıldığı bir dönemin içinden geçtiğimizi düşünüyorum. Bu durumun sadece bireyleri değil, özellikle çocukları, gençleri ve aile yapısını çok olumsuz etkilediğini görüyorum. Gençlerin kötü alışkanlıklara daha kolay yönelmesi, aile içi şiddet vakalarının artması ve toplumsal çözülme endişesi, bir vatandaş olarak beni derinden rahatsız ediyor ve gelecek adına kaygılandırıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan, bu tablo karşısında daha etkin politikalar geliştirmesini, denetimlerin artırılmasını, sosyal projelerin yaygınlaştırılmasını ve özellikle şiddet, fuhuş ve uyuşturucu ile mücadelede daha caydırıcı adımlar atılmasını talep ediyorum. Aile kurumunu, çocukları ve gençleri koruyan, ahlaki ve toplumsal değerleri güçlendiren somut çalışmaların ivedilikle hayata geçirilmesini istiyorum.




Gecen aya kadar sartlar aynı olmasına rağmen yardımlardan faydalandım. Simdi yine sartlar aynı yardımı kestiler. Oy zamanı oyda vermiyoruz madem bizde