Kocaeli’nde kiracı olarak 2017 yılından bu yana fiilen oturduğum taşınmazda elektrik aboneliği eski mal sahibi üzerine kayıtlıyken, herhangi bir yazılı bilgilendirme veya usulüne uygun tebligat yapılmaksızın 2025 yılı Ağustos ayında abonelik iptal edilmiş ve enerji kesintisi uygulanmıştır. Bu işlem öncesinde ne adımı kullanmaya devam ettiğim adrese ilişkin bir bildirim yapılmış ne de savunma hakkımı kullanabileceğim bir süreç işletilmiştir.
Abonelik iptali sonrasında Sepaş’a başvurmama rağmen, yeni mal sahibinin Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) poliçesini tarafıma geç iletmesi nedeniyle bir süre yeni abonelik tesis edilememiştir. DASK poliçesi temin edilir temin edilmez derhal kendi adıma yeni abonelik başvurusu yaparak işlemleri tamamladım. Buna rağmen, bu aradaki döneme ait yaklaşık 50 TL tutarındaki elektrik tüketimi hukuka aykırı şekilde “kaçak elektrik kullanımı” olarak değerlendirilmiş ve herhangi bir tutanak tarafıma tebliğ edilmeden, Elektrik Piyasası Mevzuatı ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na açıkça aykırı biçimde doğrudan icra takibi başlatılmıştır.
Bu süreçte tarafıma kcs202***681 referanslı işlemle bağlantılı olarak, sayaç sökümü ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na atıfla hapis cezası tehdidi içeren yazılar gönderilmiştir. Kesinleşmiş bir yargı kararı olmaksızın bu içerikte, tehdide varan yazıların gönderilmesi hukuki güvenlik, ölçülülük ve iyi niyet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Sonuç olarak, kullanılan elektrik bedeli yaklaşık 50 TL civarındayken, tutanak, avukatlık ve icra masraflarıyla birlikte toplam 5.380 TL ödeme yapmak zorunda bırakıldım ve mağdur edildim.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun kapsamındaki bilgilendirme ve aydınlatma yükümlülüklerine uyulmadan, savunma hakkım tanınmadan ve usule uygun tebligat yapılmadan tesis edilen bu işlemlerin ayıplı ve hukuka aykırı olduğunu düşünüyorum. Kullanılan elektrik tüketiminin “kaçak kullanım” olarak değil, adıma açılmış yeni aboneliğime normal tüketim bedeli olarak yansıtılmasını, haksız yere ödemek zorunda kaldığım tutanak ücreti, avukatlık ücreti ve icra masraflarının iadesini ve Sepaş’ın bu süreçteki hukuksuz uygulamayı açıkça kabul ederek gerekli düzeltmeleri yapmasını talep ediyorum.
Yaşadığım bu süreçte hukuka, hakkaniyete ve Tüketici Hakları'na uygun bir çözüm üretilmesini ve benzer durumların tekrar etmemesi için gerekli iç denetim ve prosedür gözden geçirmelerinin yapılmasını istiyorum.
Yorumlar