Bebek Kalça Çıkıklığı Tanısında Doktorun Korkutucu Ve Empatisiz Tutumu
5 Kasım 2026 Perşembe günü Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji bölümünde, bebeğimin kalça çıkıklığı kontrolü için muayeneye gittim. Ultrasonu çekmek için Dr. M**** E**** K*** odaya geldi. Erken geldiğimizi söylediler ancak yine de bakabileceklerini ifade ettiler. Ultrasonla kontrol sırasında 40 günlük bebeğimin alfa açısı 59 çıkmasına rağmen, doktor hanım bize çocuğumuzun kalçasının çıkık olduğunu, aparat takılabileceğini, iyileşebileceğini ama iyileşemeyebileceğini, iyileşmezse ameliyat olacağını söyledi ve bunu son derece kırıcı, sert ve vicdani duyarlılıktan uzak bir üslupla anlattı. Bu şekilde konuşmasının amacı sanki bizi korkutmak ve panikletmekmiş gibi hissettirdi.
Biz bu durumu anlayabilmek için kendisine defalarca soru sormak zorunda kaldık. O sırada odaya sanırım kendisinden daha yetkili biri girince, daha önce açıkça “çıkık” dediği durumu bu kez “gelişim geriliği” olarak değiştirdi. Üstelik bir de pişkin bir tavırla “Sizin çıkık kelimesinden anladığınız ne bilmiyorum” diyerek konuştu. Halbuki bu kelimeyi açıkça kendisi kullanmıştı. Bebeğim 38. Haftada doğduğu ve ben de 5 gün kadar önce kontrole götürdüğüm için ölçüm aslında biraz erken bir döneme denk gelmiş, bunu sonradan anladım. Kadın doğum bölümünden bize “erken doğduğu için kalça ölçümüne birkaç hafta daha geç gitmeniz gerekir” şeklinde bir bilgilendirme yapılmadığı için verilen tarihe göre randevu aldık, fakat meğerse 2–3 hafta erken gitmişiz.
Doktor hanım buna rağmen, “2–3 hafta sonra bu durum düzelebilir” gibi insana nefes aldıran bir açıklamayı başta söylemedi, bu cümleyi de ancak ısrarla sorular sorunca ağzından alabildik ve 2 hafta sonra tekrar gelmemizi söyledi. Eve döndükten sonra çok fazla araştırma yaptım ve 0–3 ay arası bebeklerde 59 derece alfa açısının birçok kaynakta gelişim geriliği olarak bile geçmediğini, yüzde 90 oranında düzelme ihtimalinin olduğunu öğrendim. Buna rağmen bu derece bir sonuca “bildiğiniz çıkık” diyerek, üstelik çok rahat bir şekilde ameliyattan bahsetmesi, bunu da son derece itici ve umursamaz bir tavırla ifade etmesi bizi derinden sarstı.
Ameliyat gerçekten gerekse bile bir doktorun bir anne ve babaya, hele ki 40 günlük bir bebek için bu tarz bir üslupla konuşmaması gerektiğini düşünüyorum. Bütün bu yaşananlardan dolayı hastane yönetiminden, bünyesinde görev yapan doktorlara hastalarla iletişim ve empati konusunda ciddi bir eğitim verilmesini, özellikle bu tarz üslup ve yaklaşım sergileyen doktorların yakından denetlenmesini talep ediyorum. Bu eğitim ve denetim sürecinin sonunda, vicdani ve insani açıdan sınıfta kalacak doktorlar için de gerekli adımların atılmasını, benzer durumları başka ailelerin yaşamaması için somut önlemler alınmasını istiyorum.

