Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi bünyesinde düzenlediğimiz 4. Ad O’Clock Reklamcılık Günleri, 4–5 Mayıs 2026 etkinliğimiz için Nescafe (Nestle) ile yürüttüğümüz sponsorluk sürecinde yaşadığımız sorumsuzluğu ve iletişimsizliği paylaşmak istiyorum.
Süreç, 23 Mart 2026 tarihinde Nescafe adına bizimle iletişime geçen marka temsilcisi Seymen Bey’in “Etkinliğinize ürün sponsoru olarak ürün yollamak isteriz” şeklinde net bir ifade kullanarak sponsorluk sözü vermesiyle başladı. Bu kesin ifade üzerine 24 Mart’ta katılımcı sayısından lojistik konumuna kadar tüm operasyonel detayları eksiksiz şekilde kendilerine ilettim. Ancak bu tarihten sonra Nescafe tarafı tamamen sessizliğe büründü ve hiçbir resmi geri dönüş yapılmadı.
24 Mart’tan itibaren çağrı merkezi dahil çeşitli kanallardan telefonla ulaşmaya defalarca çalışmama rağmen tek bir yetkiliye ulaşamadım, herhangi bir muhatap bulamadım. Aynı şekilde, bizimle iletişime geçmek için kullanılan ve aktif olarak takip edilen resmi etkinlik mail adresimize de hiçbir dönüş yapılmadı. 1 Mayıs resmi tatili sebebiyle sevkiyatın aksamaması için 24 Nisan’da özellikle hatırlatma maili göndermeme rağmen bu iletişim de cevapsız bırakıldı ve etkinlik günü geldiğinde söz verilen ürünler hiç gönderilmedi.
Bizler Nescafe’nin kurumsal sözüne güvenerek markayı resmi internet sitemiz www.adoclock.org üzerinde ve Instagram hesabımız @adoclock. Mau üzerinden “sponsorumuz” olarak duyurduk. Yaşanan bu süreç nedeniyle ürün sponsorluk duyuru afişlerimizde değişikliğe gitmek zorunda kaldık, internet sitemizden markayı kaldırdık ve etkinlik günü ürün çeşitliliğini Nescafe ürünleri de gelecek şekilde planladığımız için ikram tarafında eksik ve yetersiz kaldık. Bu durum hem katılımcılarımıza karşı bizi zor durumda bıraktı hem de etkinliğin algısı ve itibarına zarar verdi; duyurusu yapılmış bir sponsorluk, hiçbir açıklama yapılmadan fiilen iptal edilmiş oldu.
Geleceğin reklam ve iletişim profesyonelleri olarak sormak istiyoruz: Madem herhangi bir destek sağlanamayacaktı, neden en başta “ürün yollamak isteriz” denilerek tüm operasyonel bilgilerimiz alındı ve 24 Mart’tan itibaren bir daha asla tarafımıza resmi dönüş yapılmadı? Operasyonel verilerimizi alıp bizi aylarca muhatapsız ve cevapsız bırakan bu yaklaşımın kurumsal ciddiyet ve profesyonel etikle bağdaşmadığını düşünüyoruz.
Nescafe ve Nestle Türkiye yönetiminden, özellikle de Seymen Bey’in dahil olduğu bu sürece ilişkin net ve ayrıntılı bir açıklama yapılmasını, gerekirse ilgili kişi hakkında iç soruşturma yürütülmesini ve iletişim eksikliğine sebep olan tüm aşamaların tarafımıza şeffaf şekilde aktarılmasını bekliyoruz. Yaşadığımız mağduriyetin ve itibar kaybının ciddiyetinin fark edilmesini ve bu süreçle ilgili kurumsal bir özür talep ettiğimizi belirtmek istiyoruz.
Yorumlar