Mille Garden'den Hem Ürünlerimizi Hem Paramızı Alamadık


26 Mayıs’ta Mille Garden’dan Royal Salıncak ve bahçe mobilyası siparişi verdim (İşlem No: 0572059). Siparişin başından itibaren sürekli olarak teslimatın erteleneceği söylendi; her ay başında “bu ay üretimden çıkacak” denilerek oyalandık. Haziran ortasında sadece masa takımı gönderildi, fakat minderleri eksikti ve sonradan gönderilen minderlerin kargo ücretini de bize ödettiler.
Defalarca WhatsApp üzerinden ulaşmaya çalıştım, telefonlara ise hiç yanıt verilmedi. 50’den fazla mesaj attıktan sonra ancak bir kez cevap alabildim. 1,5 ay boyunca hem ürünlerimizi hem de paramızı alamadık. Bahçede yazın kullanacağımız ürünleri kışa teslim edeceklerdi neredeyse. Sonunda icra takibi başlatacağımızı bildirdikten sonra paramız iade edildi.
Ayrıca gönderilen bahçe mobilyası, görseldekiyle uyuşmuyordu; ayaklar farklıydı, çift profil kullanılmıştı, işçilik kalitesiz ve ahşap malzeme oldukça kötüydü. 72.165 TL’yi havale ile ödedim, fatura da kesilmedi.
Bu süreçte profesyonellikten uzak, sipariş kapasitesinin üzerinde sipariş alıp yetiştiremeyen, iletişimi zayıf ve müşteri memnuniyetini önemsemeyen bir firma ile karşılaştım. Diğer kullanıcıların da benzer mağduriyetler yaşamaması için bu deneyimimi paylaşmak istedim.
Sayın Müşterimiz. En başından bilgi verilerek konuşularak yapılan anlaşma sonucunda ürünleri satın aldınız, dekontlar, WhatsApp görüşmeleri ile delilli ispatlı kargo ücretinin de aynı şekilde iadesi yapılmış olup ayrıca beyan ettiğiniz konu başlığı “Paramızı alamadık” ibaresi sebebi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 267 ve 269. Maddelerinde yer alan “bir kimsenin suçsuz olduğunu bildiği kişiye suç isnat etmesi” maddesi uyarınca adli işlem başlatılacaktır. Saygılarımla.
Merhaba, Yaşadığım süreci tamamen somut bilgilerle ve belgelerle paylaştım. Siparişimin gecikmesi, eksik gönderim, iletişimsizlik ve ödemenin ancak icra takibi başlatacağımı bildirdikten sonra iade edilmesi gibi yaşadığım deneyimleri şeffaf şekilde aktardım. Bu tip müşteri geri bildirimlerinin ‘iftira’ gibi hukuki terimlerle bastırılmaya çalışılması, uluslararası literatürde slapp (Stratejik Dava Yolu ile Katılımı Susturma) olarak bilinen, tüketicilerin sesini kısmayı amaçlayan bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir. Benim amacım, yaşadığım süreci paylaşarak hem kendi mağduriyetimi belgelemek hem de diğer tüketicilerin benzer durumları yaşamaması için farkındalık yaratmaktır. Bu, tüketici olarak en doğal hakkımdır. Dava açma hakkınızı kullanmanızı memnuniyetle beklerim. Eğer davadan haklı çıkar ve iddialarımın asılsız olduğunu ispat ederseniz, sonucu yine bu platformda kamuoyuna açık şekilde paylaşacağımı da taahhüt ederim. Böylece hem sizin hem de benim haklılığımız somut şekilde görünür hale gelir. Hukuki haklarım saklıdır.





Bilgi için teşekkür ederim Büşra hanım, ben süreci Hakem Heyeti'ne taşıdım, keşke önce okusaydım yorumları...