Yanlış Su Siparişi Ve Çalışan Hakaret İddiası Üzerine Müşteri Şikayeti
Cumartesi günü Tunus Caddesi’ndeki IF Sokak işletmenizde yemek yemek için bulundum; yaşadığım olay nedeniyle hem yemek deneyimim tamamen mahvoldu hem de kendimi son derece rahatsız ve mahcup hissederek işletmeden ayrıldım.
İçecek almak için barmene gittim, akıllı otomattan su aldığımı düşünerek yanlışlıkla maden suyu seçmişim. O sırada barmenin önümdeki müşteriye karşı yavaş, gergin ve sert bir tavır sergilediğine, bardağı yarım doldurup müşteriden kendisinin tamamlamasını istemesine ve ardından müşteri hakkında arkasından konuşmasına şahit oldum.
Sıra bana geldiğinde su aldığımı sanarak bekliyordum, bardaki görevli bana maden suyu verince yanlışlık olduğunu düşünerek su aldığımı söyledim, ancak yalnızca “Maden suyu almışsın.” şeklinde bir karşılık aldım ve masama geçtim. Durumu arkadaşıma anlatınca arkadaşım benim için su almaya gitti ve barmenin suyu verirken oflayıp isteksiz ve memnuniyetsiz bir tavır takındığını söyledi.
Asıl rahatsız edici olay ise masada otururken, o gün hasta ve halsiz olmama rağmen işletmenin başındaki kadının yanıma gelerek çalışanına “uygunsuz” diyemeyeceğimi söylemesiyle başladı. Çalışanın yüzüne veya doğrudan kendisine “uygunsuz” şeklinde bir ifade kullanmadım; masada arkadaşımla kendi aramızda konuşurken bu kelime geçmiş olsa bile bunu çalışana hitaben söylemedim ve kimseye gidip hakaret edecek bir insan değilim.
Buna rağmen işletme sorumlusu, masada arkadaşım ile kendi aramızdaki konuşmayı sanki çalışana hakaret etmişim gibi değerlendirdi ve durumu açıklamama rağmen ısrarla çalışanına “uygunsuz” dediğimi ve böyle konuşamayacağımı söylemeye devam etti. Ben, doğrudan çalışana yönelik böyle bir ifade kullanmadığımı, yaşanan konunun yanlış içecek verilmesi ve benim hasta olduğum için sadece su istememle ilgili olduğunu anlatmama rağmen açıklamam dikkate alınmadı ve üzerimde baskı kurulması beni son derece rahatsız etti.
Kendi masamda arkadaşım ile yaptığım konuşmanın bu şekilde takip edilip sonrasında yüzüme karşı gündeme getirilmesi, konuşmalarımın ve davranışlarımın bu kadar yakından izlendiği duygusunu yarattı ve kendimi sorgulanıyormuş gibi hissettirdi. Bir müşterinin masasında yaptığı konuşmalar nedeniyle bu şekilde uyarılması ve izahına rağmen üzerine gidilmesi huzursuz edici bir durum oluşturdu.
Üstelik arkadaşım başka bir şehirden beni ziyarete gelmişti ve onun yanında böyle bir muamele görmek beni ayrıca utandırdı. Misafirimi yemeğe götürdüğüm bir yerde, kendimi bir anda söylemediğim bir ifadeyi savunmak ve açıklamaya çalışmak zorunda kalmış halde buldum. Zaten hasta olmama ve yalnızca yemek eşliğinde su içmek istememe rağmen, çalışanların gergin ve memnuniyetsiz tavırları ile işletme sorumlusunun ısrarcı yaklaşımı yüzünden yemeğimi bitiremeden kalktım.
Burada konu bir maden suyu veya bardak su değil; müşteriye karşı sergilenen üslup, masada yapılan özel konuşmaların bu denli takip edilmesi ve doğrudan çalışana söylenmemiş bir söz üzerinden müşteri üzerinde baskı kurulmasıdır. Bir müşterinin kendi masasında yaptığı konuşmalar nedeniyle bu şekilde sorgulanması ve açıklamasına rağmen üzerine gidilmesi kabul edilebilir bir müşteri deneyimi değildir.
Yaşadığım bu olay nedeniyle işletmeden büyük bir hayal kırıklığıyla ayrıldım ve çalışanların müşteri iletişiminin, özellikle de işletme sorumlusunun müşteriye yaklaşımının ciddiyetle değerlendirilmesini bekliyorum.




