Dün öğle saatlerinde Galatasaray maçı öncesi kutulu Digiturk üyeliğine başvurdum. Başvururken kendi numaramı kullanamadım. Tod hesabım olduğu için (nasıl bir saçmalıksa) mecburen babamın numarasını girdim. Beni aradılar ve kurulumun ertesi gün yapılacağını söylediler, sorun etmedim; bir gün Bein Connect’ten izleriz diye düşündüm. Babam da maçını izleyip o gece memleketine gitti.
Bugün 15.00 gibi teknik servisten görevli geldi. Belge işlemleri için babamın telefonuna kod gitti. Babam yaşlı olduğu için ne telefondan iyi anlar ne de yakını iyi görür. Babamı aradım ve beklemeye başladık. Görevlinin tavırlarını görmeniz gerekirdi, "Boşa zaman kaybediyorum, şu an çok zor durumda kalıyorum" gibi ifadeler kullandı. Neden zor durumda kaldığını sordum, lig başlama haftası olduğu için müşterilerin çok sinirlendiğini söyledi. Kim bekliyor bu kadar, bu hafta başka büyük takımın maçı yok, bana dün kurulmadı, maçımız varken dedim. "Onlar anlamıyorlar" gibi yanıtlar verdi. Görevli, "Umarım baban doğru söyler, süresi dolacak zaten, çok vakit kaybedeceğiz" demeye devam etti. Sonunda babam bir kod söyledi, görevli de "Bak doğru söylüyor. Değil mi, yanlışsa çok vakit kaybedeceğiz" dedi. Babam bunları telefondan duyunca stres oldu. "Komşuya göstereyim o zaman" dedi. Görevli de "Yaz sıcağında 10 dakikadır bekliyoruz" deyince dayanamayıp, "Siz gidin o zaman, başka zaman kurulur, bu tavırları çekemeyeceğim" dedim.
Bunun üzerine görevli bağırmaya başladı ve kutuyu söküp, televizyonu yerinden çıkaracak şekilde öfkeyle hareket ediyordu. 20-25 saniye kadar karşılıklı bağırdık, ardından elimin arkasına bıçak alıp başka bir odada, görevli çıkana kadar bekledim. 24 yaşındayım ve müşteri olduğum hiçbir yerde böyle bir durum yaşamadım.
Kendi evimde kendimi garantiye almak zorunda kaldım. Bu kişi benim bilgilerimi, adresimi biliyor; ben ise onun hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Ekmek parası için çalışan herkese saygım sonsuz ama böyle birini çalıştırmaya nasıl izin veriyorsunuz?
Yorumlar