Visit Xolvie to read complaints and reviews, or file yours.

İnanç Odaklı Satın Alma ile Marka İtibarını Artırmak

Son dönemlerde tüketici tercihleri; ürünlerden ziyade prensiplere, duruşlara doğru kaymış durumda. Bu durum apaçık ortada iken bir markanın itibarını korumanın ne denli önemli olduğunu konuşmanın vakti geldi diyebiliriz.

İnanç Odaklı Satın Alma ile Marka İtibarını Artırmak

Son dönemlerde tüketici tercihleri; ürünlerden ziyade prensiplere, duruşlara doğru kaymış durumda. Bu durum apaçık ortada iken bir markanın itibarını korumanın ne denli önemli olduğunu konuşmanın vakti geldi diyebiliriz.

Üreticiler ve markalar, tüketicinin taleplerini tam manasıyla anlamak için birbirleri ile kıyasıya bir yarışa girmişken, bu yarışın galibini belirleyecek yeni bir tüketici davranışı ön plana çıktı: İnanca dayalı satın alma.

Edeman’ın 2018 Kazanılmış Marka Raporuna göre, bugünlerde, globalde müşterilerin %65’i inanca dayalı satın alım yapıyor.

Peki, İnanca Dayalı Satın Alma Gerçekten Nedir?

Markaların itibarlarını korumak için bir duruşa sahip olmaları neden önemlidir?

Gayet basit, gittikçe daha fazla insan, üründense prensibi seçiyor. Kendi inanışları ve değerlerine uyan markalara sadık olup diğer markalardan kaçınıyorlar.

Örneğin Nike, markanın bu kadar ünlü olmadığı zamanlarda “Bir şeye inanın. Her şeyi feda etmeniz gerekse bile.” sözleriyle Amerikan ulusal marşı sırasında futbolcunun diz çökmüş protestosuna atıfta bulunarak satışlarını %30 oranında artırmıştı.

Zamanında bu cesur duruşu sergileyebilen Nike, şuan; milyon dolarlık pazarlama bütçesi olan, halka ilişkilerinden bahsetmeye gerek bile olmayan, kriz yönetimi takımı her daim hazır olan bir marka olarak görülüyor. Nike ters durumlara dayanabilir. Fakat küçük işletmeler ne olacak? Çok iddialı bir ifade kullanarak, çok zaman harcadığınız (paradan bahsetmiyoruz bile) müşterilerinizi kendinize yabancılaştırma riskiyle karşılaşırsınız değil mi?

Eğer asla politikadan, dinden veya pazardaki paradan konuşmama kararı alırsanız kimse sizi suçlayamaz fakat müşterilerin %60’ı önemli konulardaki duruşlarını anlamanın kolay olduğu markalar görmek istiyor. Ayrıca inanca dayalı satın alma, her yaş grubuna hitap eden bir trend oluyor. 34–35 yaşlarındaki müşteri grubu da 18–19 yaşlarındaki müşteri grubu kadar prensiplere göre satın alıma meyillidir. Ek olarak, 55 yaş grubu ise 2017’den beri %18 artışla inanca dayalı satın alıma doğru ilerlemekte.

Açıkçası, oyunu risk almadan oynamak artık bir seçenek değil.

Peki, markalar her yaptıkları işe nasıl değerlerini katacaklar?

Evet, bir markanın her ürününe değer katması kolay iş değildir fakat, iyi bir analiz hayal gücü ile de birleştirilirse, ortaya istenen bu sonuç çıkacaktır. Yine de, marka itibarınızı korumak için takip etmeniz gereken 3 somut gerçek var:

1) Amaca yönelik bir marka olmak tartışmacı bir marka olmak demek değildir.

2) Gerçeklik anahtar kelimedir.

3) Konuştuğunuz şeyleri yapıyor olmalısınız.

Peki, bu marka neden var? Yani siz bu işe ilk ne için girdiniz? Bir problem çözmek için mi? İnsanların hayatında bir fark yaratmak için mi? Şirketinizin misyonu ne? Bu işi sürdürmenizi sizin için ne sağlar? (Kar harici, elbette)

Bunlar sizi dinleyenlere söylemeniz gereken şeyler. Markanızın ortaya çıkışından beri savunduğu fikirleri, müşterilerinize duyurmalısınız.

Markanızın bir duruşu olduğunu, geri dönüşüm konusunda veya atık yönetimi konusuna yaptığınız yatırımlarla gösterebilirsiniz. Marka itibarını korumak adına hiç kimse sizden, bir siyasetçi ile ilgili işinizle alakalı olmayan polemiklere girmenizi beklemiyor haliyle.

Smoothie ve meyve suyu şirketinin yaşadığı olay, bu konuya en iyi örnek olabilir. Marka, 2008’de büyük bir örgü kampanyası başlattı. İnsanlar meyve suyu şişelerinin üstüne oturmak için minik yün şapkalar örecek ve satılan her biri için , Age Action’a 30 kuruş bağışlanacaktı. Bu kampanya sayesinde, bugüne kadar, İrlanda’daki yaşlı toplulukları desteklemek için 150.000 eurodan fazla para topladılar.

Markanın bir duruş sergilemesinin bir diğer örneği ise US Swimsuits markasıdır. Marka 2014 yılında, kampanyalarında kullanılan modellere rötuş yapmayı bırakmanın yanı sıra, tüm vücut tiplerine sahip kadınları, çeşitli dini geçmişlerden ve farklı engelleri olan kadınları gösterme sözü verdi. Bu beden olumlama hareketi güçlendikçe güçlendi, Ocak 2019’da ise #AerieREAL rol modellerini sürerek markayı savunmak, çeşitliliği ve dahil olmayı teşvik etmek için tamamen farklı hayat çizgileri olan 8 kişiyi işe aldı. O zaman, diğer markalar gibi, US Swimsuits markası da kadınlara yapılan bu kısıtlamaları yapabilirdi fakat marka olarak, doğru bulmadığı bir konuda duruş sergilemesi hem farkındalığı artırdı hem de takdirleri topladı.

Bu markalar, inanç odaklı bir markayı sergilemenin üç temel unsurunu açıkça göstermekteler. Onlar bunun uğruna tartışmacı değiller. Onlar otantik ve en önemlisi ne konuştuklarını bilerek konuşuyorlar.

Hiç şüphe yok ki, üreticilerin de marka itibarını korumak için inanca dayalı satın alma işlemlerinden yararlanma konusunda büyük fırsatları var. Bu birçok markanın bazı temel kısımları geçip en hızlı şekilde atlamaya çalışmasına sebep olacaktır. Hayattaki birçok şey gibi, krema en üste çıkar fakat alt kısımlarda kremayı destekleyen sadakatin ise kazanılması gerekir. Yani demek istiyoruz ki, markanız inançlarını yaşamalıdır.

Innocent’ın 30 yaş üstü çalışanlarının olmadığını veya Aerie’nin yalnızca 0 beden kadınları işe aldığını düşünün. Unutmayın, konuşmak kolaydır. Bu nedenle şirketiniz daha amaçlı bir yaklaşıma dayanacaksa, marka inançlarınız; kuruluşunuzun her köşesinden, operasyonlardan müşteri hizmetlerine, pazarlamaya kadar özümsenmek zorundadır.

Şüphesiz ki işiniz için bir ilk amaç stratejisi benimsemekle gelen zorluklar olsa da, bu gerçekten artıları ve eksileri karşılaştırma meselesi değildir. Markanızın kuruluş nedenini kullanarak, sadece mevcut müşteri tabanınızı güçlendirmek için değil, aynı zamanda yepyeni bir anlayışa geçmek için gerçek bir fırsata sahipsiniz.

Peki bir duruş sergilemeye hazır mısınız?

Müşterilerinizin sadakatlerini artırmak adına inanca dayalı satın almanın önemi tartışılmaz. Oluşturduğunuz marka itibarını, müşterilerinizle iletişime geçtiğiniz her alanda tasdik etmelisiniz. Bu sebeple, müşterilerinizin yorumlarına verdiğiniz yanıtlar da oldukça önemlidir. Bu konuda daha fazla bilgi edinmek isterseniz, “Pozitif veya Negatif Google Yorumlarına Nasıl Yanıt Verilmeli?” başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

Resmi Şikayet Yönetimi Rehberi - Şikayetvardan şikayet kaldırma işlemi nasıl yapılır ?

Genel

Resmi Şikayet Yönetimi Rehberi - Şikayetvardan şikayet kaldırma işlemi nasıl yapılır ?

Markanızın dijital dünyadaki karnesi olan Şikayetvar, online itibarınızın temelini oluşturur. Bu karnedeki notları doğru yönetmek, yalnızca olumsuz bir yorumu silmekten çok daha fazlasıdır; bu, bir krizi fırsata çevirme, küskün bir müşteriyi marka elçisine dönüştürme ve binlerce potansiyel müşteriye markanızın değerlerini gösterme sanatıdır.

5 dk okuma

Okumaya Başla
Rakamlarla şikayet var

Genel

Rakamlarla şikayet var

Kullanıcılar ve tüketiciler en çok nelerden şikayet ettiler?

1 dk okuma

Okumaya Başla
Instagram yasağına yönelik şikayetler yüzde 162 arttı!

Genel

Instagram yasağına yönelik şikayetler yüzde 162 arttı!

Instagram yasağı VPN şikayetlerini artırdı Türkiye’de 2 Ağustos itibarıyla uygulanan Instagram yasağı devam ediyor. Kullanıcılar, erişim engelinin kalkmasına dair isteklerini Şikayetvar’a iletirken, ilgili kurumun şikayetleri son bir haftada yüzde 162 arttı. Öte yandan VPN (Sanal Özel Ağ), platforma ulaşmanın alternatifi oldu. VPN’lere artan talep şikayetleri de beraberinde getirdi.

5 dk okuma

Okumaya Başla
Havayolu ulaşım şikayetleri yüzde 58 arttı:  “Açıklama yok, saatlerdir bekliyoruz”

Genel

Havayolu ulaşım şikayetleri yüzde 58 arttı: “Açıklama yok, saatlerdir bekliyoruz”

Şikayetvar, son dönemde en çok tartışılan konulardan biri olan havayolu şirketleriyle ilgili en çok şikayet edilen konuları derledi. Verilere göre son bir yılda şikayetler yüzde 58 arttı. Geçen yılın aynı döneminde 10 bin 511 olan şikayet sayısı 2024’te 16 bin 446’ya ulaştı. En çok şikayet edilen konularsa uzun süreli rötarlar ve iptaller, bagaj sorunları, müşteri hizmetleri ve uçak içi hizmetler olarak sıralandı.

7 dk okuma

Okumaya Başla
MHRS şikayetleri bir haftada yüzde 165 arttı: “Aylardır randevu alamıyoruz”

Genel

MHRS şikayetleri bir haftada yüzde 165 arttı: “Aylardır randevu alamıyoruz”

Sağlık Bakanlığı’na bağlı hizmet veren MHRS’den randevu almak, hastalar için adeta çileye dönüştü. Öyle ki çözüm platformu Şikayetvar’a ulaşan şikayetlerin sayısı son bir haftada yüzde 165 arttı. Platformun paylaştığı verilere göre, Sağlık Bakanlığı şikayetleri de bir önceki haftaya göre yüzde 39 artış gösterdi.

6 dk okuma

Okumaya Başla
Şikayetler yüzde 615 arttı: “Dünyanın en pahalı ve en yavaş internetini kullanıyoruz”

Genel

Şikayetler yüzde 615 arttı: “Dünyanın en pahalı ve en yavaş internetini kullanıyoruz”

Çözüm platformu Şikayetvar, internet servis sağlayıcılarıyla ilgili çözüm bekleyen konuları mercek altına aldı. Verilere göre bir önceki yılla kıyaslandığında şikayetler yüzde 615 arttı. Ocak, şikayetlerin zirve yaptığı ay olurken internet hızı, cayma bedelinin yüksekliği, bağlantı kopuşları ve taahhüt bitiminde yüzde 300’ü geçen zamlar kullanıcıların en çok şikayet ettiği konular olarak öne çıktı.

4 dk okuma

Okumaya Başla
Şikayetvar kusursuz müşteri deneyimi yaşatan 118 markayı ödüllendirdi

Şikayetvar Ödülleri

Şikayetvar kusursuz müşteri deneyimi yaşatan 118 markayı ödüllendirdi

Türkiye’nin müşteri memnuniyetini ölçen ilk ve tek platformu Şikayetvar tarafından bu yıl dokuzuncu kez düzenlenen A.C.E. Awards (Achievement in Customer Excellence) 19 Şubat  Pazartesi günü Mandarin Oriental Bosphorus, İstanbul’da gerçekleştirildi. Kusursuz müşteri deneyimini yaşatan 118 markanın ödüllerine kavuştuğu görkemli gecede davetliler unutulmaz anlar yaşadı.

5 dk okuma

Okumaya Başla
Türkiye 2023’te en çok nelerden şikayet etti?

Genel

Türkiye 2023’te en çok nelerden şikayet etti?

Çözüm platformu Şikayetvar, 2023 yılı verilerini açıkladı. Aylık ortalama 28 milyon ziyaretin gerçekleştiği platformda bir yıl içerisinde 520 bini aşkın şikayet çözüme kavuştu. En çok şikayet; e-ticaret, finans ve internet servis sağlayıcılarına gelirken, Trendyol, WhatsApp ve Instagram en çok merak edilen markalar oldu. Platform, yıl içerisinde gündemin nabzını da tuttu. Verilere göre; zamlar, dolandırıcılık, ilaca ulaşamama ve vize almada yaşanan sorunlar gündemdeki yerini korudu.

10 dk okuma

Okumaya Başla
WhatsApp ve Telegram'da dolandırıcılık şikayetleri rekor seviyede!

Genel

WhatsApp ve Telegram'da dolandırıcılık şikayetleri rekor seviyede!

Son dönemde kullanıcıların başı dolandırıcılarla dertte. Dolandırıcılar özellikle iletişim uygulamaları üzerinden kullanıcılara çeşitli vaatlerle ulaşarak kişisel bilgilerini ele geçirip farklı amaçlarda kullanıyor. Konuyla ilgili mağduriyetlerini Şikayetvar üzerinden dile getiren kullanıcılar, çözüm arayışlarını sürdürüyor. Şikayetvar verilerine göre iletişim uygulamalarıyla ilgili şikayetler yüzde 550 artarken; WhatsApp şikayetleri bu dönemde yüzde bin 540, Telegram şikayetleriyse yüzde 211 artış gösterdi.

3 dk okuma

Okumaya Başla