Sınırlı Yedek Sistemi Öğrenci Haklarını Ve Fırsat Eşitliğini Zedeler
Şubat 2026’dan itibaren yürürlüğe giren yeni yatay geçiş yönetmeliğindeki sınırlı yedek uygulaması, öğrenciler açısından ciddi bir fırsat eşitliği sorunu ve hak kaybı doğurmaktadır. Özellikle 2026 yaz yatay geçiş başvurularında bu durum daha görünür hâle gelmiş, kontenjanlar dolmadan boş kalabilme riskine rağmen başarı sıralamasında hemen arkadan gelen adayların hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığı bir tablo ortaya çıkmıştır.
Örneğin, 5 kişilik yatay geçiş kontenjanı olan bir programda sadece 5 asil ve 5 yedek aday belirlenmekte, 6. sıradaki aday ise başarı sıralaması yeterli olmasına rağmen yedek listesine dahi alınmamaktadır. Eski sistemde asil adaylardan kayıt yaptırmayanlar oldukça, yedek sırasındaki adaylar kontenjan dolana kadar sırayla çağrılırken, yeni sınırlı yedek uygulamasında yedek listesine giremeyen adayların oluşan boş kontenjanlardan yararlanma imkânı tamamen ortadan kalkmaktadır. Bu durum, kontenjanların fiilen boş kalmasına ve puanı yeterli olan öğrencilerin hiçbir şansının kalmamasına neden olmaktadır.
Daha da önemlisi, farklı üniversitelerde asil veya yedek olarak yer alan ve daha yüksek puanlı adayların başka kurumlara kayıt yaptırmasıyla, özellikle tıp fakülteleri gibi stratejik ve yüksek başarı sıralaması gerektiren bölümlerde çok sayıda boş kontenjan oluşma ihtimali vardır. Eski uygulamada bu boşluklar, başarı sıralamasında daha aşağıda olsa da yeterli puana sahip diğer adaylara kadar ilerleyebilirken, yeni sınırlı yedek sistemi nedeniyle bu adaylar tamamen sistem dışına itilmekte ve eğitim hakkı ile fırsat eşitliği ciddi biçimde zedelenmektedir.
Tüm bu nedenlerle, yatay geçiş yönetmeliğinde uygulanan sınırlı yedek sisteminin, öğrencilerin eğitim hakkını ve fırsat eşitliğini koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesini ve yönetmeliğin ivedilikle eski, kontenjan dolana kadar sıralamanın aşağı doğru işlediği sisteme döndürülmesini talep ediyorum. Aksi hâlde özellikle tıp gibi stratejik bölümlerde dahi kontenjanların boş kalması, buna karşın puanı yeterli öğrencilerin yalnızca teknik bir kısıtlama nedeniyle yerleştirilememesi gibi kabul edilemez hak kayıpları yaşanmaya devam edecektir.



