Doğumun Desteklenmesine Rağmen Hayati Öneme Sahip Detaylı Ultrason Hizmetinin Yetersizliği
İstanbul Üsküdar’da bulunan Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin antenatal (detaylı ultrason – doppler) biriminden MHRS üzerinden randevu almak fiilen imkansız durumdadır. Sistem üzerinde ya hiç randevu açılmamakta ya da açılan randevularda “detaylı ultrason yapılmamaktadır” ibaresi yer almaktadır. Bu tablo geçici bir yoğunluk değil, kronikleşmiş bir hizmet yetersizliğine işaret etmektedir.
Detaylı ultrason, gebelikte bebeğin hayati anomalilerinin tespit edildiği ve yalnızca 20–24. Haftalar arasında yapılabilen kritik bir tetkiktir. Şu an 21. Haftadayım ve bu sınırlı süre içinde yaklaşık 1 aydır randevu alamamak, telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilecek bir risk yaratmaktadır. Günlerdir, hatta haftalardır MHRS sistemini düzenli ve sistemli şekilde kontrol etmeme rağmen antenatal detaylı ultrason için randevu bulamıyorum.
Bu durum sadece bir hizmet eksikliği değil, aynı zamanda bir anne adayı olarak beni ciddi şekilde psikolojik baskı altına sokmaktadır. Süresi sınırlı, hayati önemde bir tetkike erişememek kaygı, stres ve çaresizlik yaratmakta; gebelik sürecimi olumsuz etkilemektedir. Kamu hastanesinde rutin olarak verilmesi gereken bu hizmetin fiilen erişilemez hale gelmesi, hastaları zorunlu olarak özel hastanelere yönlendirmekte ve maddi açıdan da mağduriyet doğurmaktadır. Bu durum sağlık hizmetine erişimde açık bir eşitsizlik oluşturmaktadır.
Devletin doğumu ve anne-bebek sağlığını desteklediği bir dönemde, bu kadar kritik bir tetkikin kamu sisteminde ulaşılamaz olması kabul edilemez bir çelişkidir. Sağlık Bakanlığı’ndan, tarafıma acilen Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastanesi antenatal biriminde uygun detaylı ultrason randevusunun oluşturulmasını talep ediyorum. Ayrıca bu hastanede antenatal birim kapasitesinin neden bu kadar yetersiz olduğu konusunda kamuoyuna açıklama yapılmasını ve bu sorunun kalıcı biçimde çözülecek şekilde planlama ve kapasite artışı sağlanmasını istiyorum.
Aksi halde, süresi sınırlı olan bu hayati tetkiki kaçırmamın doğuracağı sonuçların sorumluluğunun ilgili kurumlarda olacağını ve bu süreçte mağduriyetimin artacağını özellikle belirtmek isterim.
Yorumlar