Polonya Vizesinde Keyfi Ret Ve Ayrımcılık
8 senedir Avrupa ve Amerika'ya düzenli bir çok giriş çıkışı bulunan, halihazırda Amerika ve Almanya Schengen vizesi sahibi bir genç olarak Polonya'dan aldığım yüksek lisans kabulü vize sürecine takıldı. Peşinen ödenen tüm paralar, fazladan fazladan bozdurulup garanti gösterilen birikimler, devlet okulundan gelen tüm belgeler hepsi boşaymış. Hayatımda ilk kez 40 günlük bir manevi eziyet sonrasında bir vize başvurusundan ret aldım. 10. Madde ile verilen (hem de hiçbir açıklama yapılma gereği duyulmadan) bir ret. İnsanların hayallerini öldürmek bu kadar keyfi olmamalı. Benim gibi bir dünya vatandaşına, güvenilir, trafik cezası dahi olmayan bir insana bu yapılandan sonra hakkımı helal etmiyorum. Tek amacım ülkeden çıkmak olsaydı gidebileceğim 10 farklı ülkeden birine giderdim. Polonya, politikaları ve eğitimi nedeniyle tek tercihimdi. Dosyamın üstünü tamamen keyfi çizen İstanbul Polonya Konsolosluğunun bu ırkçılığa varan istikrarlı tutumunu ölene dek anlatacağım her yerde. Yazıklar olsun. Ülkenize yük olacakları, suçluları, ipsiz sapsızları almak yerine katkı bulunacak, kültürlü insanları almak tercihiniz değil demek ki. Hakkaniyetten uzak kararınız ve uğrattınız tüm maddi-manevi zararlar ile keyifli günler dilerim. Umarım aynı şeyleri yaşarsınız. Elinizde olmadan, seçemediğiniz bir ülkede dünyaya geldiğiniz için haklarınızın elinizden alınması korkunç bir şey. Bunu en iyi sizin bilmeniz ve yapmamanız gerekirdi. Görünen o ki ayrımcı Avrupa kültürünün bir parçası olmuşsunuz. Çok yazık. Eğitim için hak kazanıp, değer görülüp, gözle görülmeyen ayrımcılık sınırlarını aşamamak...
Anlaşılan MR. Orwell haklıymış.
"Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir."
George Orwell


Avrupa, Turkiye ile arasındaki köprüleri tamamen attigini, ırkçılığın bir devlet politasi hatta Avrupa Birliğinin bir politikası haline geldiğini bize gösteriyor. Zaten Ortadoğuda yasanan insanlık dramında dahi ikircikli davranışları samimi olmadıklarını gösteriyor.