Çocuğumun tedavisi sırasında, damar yolu açılırken kolunu sabitleyen hemşireye 3 yaşında olan çocuğum çok fazla ağladığı için çocuğumun canı yandığı için “Lütfen bastırmayın hemşire hanım” dedim. Bunun üzerine hemşire “tutmuyorum o zaman” diyerek çocuğumu bırakıp görev yerini terk etti. O sırada damar yolundan kan almaya çalışan hemşireye yalnız bıraktı. Giderken de gönderirim başhemşireyi derdini anlatırsın ona dedi.
Çocuğumun kolunda iğne varken ve hareket ettiği bir anda hemşirenin bizi yalnız bırakması, çocuğumun güvenliğini ciddi biçimde tehlikeye attı. Bu nedenle çocuğumu kendimiz tutmak zorunda kaldık.
Olayın ardından başhekim olduğunu söyleyen bir kişi geldi. Ancak durumu yatıştırmak yerine, “Sağlık çalışanına dokunamazsınız, sizin çocuğunuz ağlamasın diye her seferinde yoğun bakım hemşiresini mi çağıralım, karşınızda sağır yok, tedavi olacak mısınız? ” gibi gergin, üstten ve küçümseyici bir üslupla konuştu.
Olay esnasında tarafımızca tehdit, hakaret veya yaralama gibi suç unsuru içeren bir davranış bulunmamaktadır; buna rağmen başhekim tarafından Beyaz Kod verilmiştir.
Eşim olayı sakin bir şekilde izah etmeye çalışmasına rağmen, doktor “Sizinle konuyu konuşmak istemiyorum” diyerek ters bir tavır sergiledi. Yönetici olarak olayı sakinleştirmek yerine daha da psikolojik olarak yıpranmamıza sebep oldu, üç yaşında oğlum tüm yaşananlara şahit oldu ve çok korktu.
Ayrıca doktor hastanede bulunmadığı halde, doktorun kaşesi ve imzası kullanılarak taburcu evrakları düzenlenmiştir, yani resmi belgede …. Suçu şüphesi doğurmaktadır. Bu evrakın bir nüshası bizde mevcuttur.
Olayın kamera kayıtlarının ve düzenlenen evrakların incelenmesini, hemşirenin görev yerini terk etmesi, başhekim davranışı ve resmi evrak düzenlenmesi konularının tarafsızca araştırılmasını talep ediyorum.
Yorumlar