30.12.2025 Salı sabahı saat 08.35 civarında, İstanbul Kadıköy Caddebostan Mehmet Sait Aydoslu Ortaokulu’na kayıt ve ders saati bilgisi almak amacıyla gittim. Okulda benimle, okul aile birliğinde veli olarak görev yaptığını öğrendiğim Y** Hanım ilgilendi. Ancak konuşma sırasında son derece ters bir üslup kullanarak cevaplar verdi, sanki okul müdürüymüş gibi davranması beni hem şaşırttı hem de rahatsız etti.
Görüşme esnasında, ilkokul tadilatı bittikten ve ortaokul tam gün eğitime döndükten sonra velilerden “fahiş” miktarlarda bağış isteneceğini, kendisinin de bu şekilde bağış talep edeceğini ifade etti. Bu ifadeyi kullanan kişi ne müdür ne müdür yardımcısı ne de Milli Eğitim personeli, sadece bir okul velisi ve aile birliği üyesidir. Bağış gibi hassas ve yasal çerçevesi belli olan bir konuda, bir velinin bu şekilde karar verici ve yönlendirici gibi konuşması ve buna okul yönetimince müsamaha gösterildiğini düşünmek beni ciddi anlamda endişelendirdi.
Ben bir veli olarak, okulda muhatabımın başka bir veli değil, yetkili ve görevli personel olmasını beklerim. Üstelik yasal olmayan veya zorlayıcı bağış algısı oluşturacak açıklamaların, bir veli tarafından yapılması okulun işleyişi ve eğitim anlayışı açısından son derece olumsuz bir görüntü oluşturmaktadır. “Okul tam güne dönünce ben de bu şekilde fahiş fiyatlar isteyeceğim” şeklindeki bir ifade, hem diğer veliler üzerinde baskı yaratabilecek hem de okul müdürünü ve kurumu zor durumda bırakabilecek niteliktedir.
Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, söz konusu okul ve okul aile birliğindeki uygulamaların incelenmesini, zorlayıcı veya fahiş bağış taleplerinin önüne geçilmesini, velilerle resmi bilgi paylaşımının yalnızca yetkili okul personeli tarafından yapılmasının sağlanmasını talep ediyorum. Ayrıca okul aile birliği üyesi Y** Hanım’ın üslubu ve kendisini karar verici konumda gösteren beyanları nedeniyle uyarılması ve gerekirse aile birliğindeki görevinin gözden geçirilmesini istiyorum.
Yorumlar