Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Elazığ Öğretmen Evi

Elazığ Öğretmen Evi'ne sabah 6'da giriş yaptım ve görevliye yer olup olmadığını sordum. Yer olduğunu, fakat şimdi girersem 10'da çıkış yapacağımı söyledi. Ben de aracımda 10'a kadar bekleyebileceğimi söyledim ve aracımda bekleyip 10'da tekrar resepsiyona geldim. Görevli değişmişti; toplam 4 kişi vardı, 2 kadın 2 erkek. Yer var mı diye sordum, erkeklerden bir tanesi dolabın üstünde oturuyordu ve ne bilgisayara baktı ne de kontrol etti. Direkt 'yer yok' dedi. Ben sabah 6'da geldiğimde yer var demişlerdi dedim. Kalktı ve bilgisayara bakıp bana bir tane anahtar uzattı. Ben Bingöl'e bağlı bir yerde askeri personelim ve yaklaşık 12 saat araç kullanıp Elazığ'a ulaşmıştım, yorgunluktan bayılmak üzereyken Öğretmen Evi'ne geldim, 4 saat kapıda aracımda bekledim. Sonra bana oda vermek istemeyen arkadaş bana çok kötü durumda ve televizyon bile olmayan bir oda vermişti. Oda vardı ve 1 gün önce Öğretmen Evi'ne gelenler çıkış yapıyordu. Bir asker için odasında ayaklarını uzatıp televizyona bakarak vakit geçirmek büyük bir lükstür ve ben tam 24 saat televizyon olmayan odada sağa sola bakarak vakit geçirdim. Bu çok zoruma gitti ve ben aşağıya inip 'Niye bana bu odayı verdiniz?' diye soramadım... Biz kimin için o dağlarda ailemizden yıllarca uzak kalarak ömrümüzü harcıyoruz, kimin için canımızı öne koyup en zor görevlere çıkıyoruz diye uzun uzun düşündüm. Bana bilerek o odayı verdiler. Bundan eminim, belki bana kızdılar. Belki tipimi sevmediler ama daha kötü yerlerde kalmıştım. Yine de hakkım varsa hakkımı helal ediyorum...
















