İzinsiz Epizyotomi Ve Saygısız İletişim Nedeniyle Travmatik Doğum Deneyimi
4 Kasım 2024’te Medipol Mega Hastanesi’nde Kadın Doğum doktoru F***** M******** eşliğinde doğum yaptım. Suyumun gelmesiyle gece hastaneye gittim ve ilk muayenede 2 cm açıklık olduğu söylendi. Yatışım yapılır yapılmaz, o geceki nöbetçi doktorun yönlendirmesiyle suni sancı vermek üzere hemşire odaya geldi. Hastaneye yeni gelmişken ve doğum sürecinin nasıl ilerleyeceği daha belli değilken bunun rutin bir uygulama gibi sunulması beni rahatsız etti ve kabul etmedim. Doğum anına kadar buna benzer birçok müdahaleyi reddettim, doğumun olabildiğince müdahalesiz ilerlemesi için çaba gösterdim ve yaklaşık 13–14 saat süren uzun bir sancı süreci yaşadım.
Bu süreçte F***** M******** birkaç kez odama gelerek benden bu kadar güçlü olmamı beklemediğini, şaşırdığını söyledi; ancak verdiğim kararların doğru ya da yanlış olduğu, doğumun iyi ya da kötü yönde ilerleyip ilerlemediği konusunda beni gerçekten bilgilendiren ve yönlendiren açıklamalar yapmadı. Açılma 10 cm olduğunda bebeğin hâlâ yukarıda olduğu söylendi ve bebeği kanala indirebilmem için ıkınmam istendi. Bir süre sonra doğumhaneye geçtik, hazırlandım ve F***** Hanım geldi, doğum başladı.
Doğum sırasında bana epizyotomi (kesi) yapılacağı ya da bunun zorunlu olduğu hiçbir şekilde ifade edilmedi. Bu işlemin gerçekten gerekli olup olmadığını, yoksa suni sancı önerisi gibi sorgulanmadan rutin uygulanan bir işlem mi olduğunu bilmiyorum ve muhtemelen asla öğrenemeyeceğim. Doğum esnasında F***** Hanım’ın “Bebeği bu şekilde bu kadar bekletirsen böyle olur” şeklindeki sözleriyle kendimi hem psikolojik olarak baskı altında hissettim hem de zaten son derece hassas olan doğum anında korku ve suçluluk duygusuna itildim. En savunmasız olduğum bu anda kullandığı sözleri, mimiklerini ve suçlayıcı tavrını hayatım boyunca unutamayacağımı düşünüyorum.
Bebek doğduktan sonra dikiş atılırken “İşimiz çoktan bitecekti ama kaç keredir dikiyorum, dikiş tutmuyor, bu kadar beklersen böyle olur, kurumuş” gibi ifadeler kullanması benim için son derece endişe vericiydi. Günlerce iyileşene kadar dikiş bölgeme bakamadım, dokunamadım. Dikiş atımı sırasında doğumhaneye giren, doğum sürecim boyunca benimle ilgilenen ebe ve hemşirelerden farklı olduğunu düşündüğüm bir kişiyle başımın üzerinde günlük ve siyasi içerikli konuşmalar yapmaları da ortamı daha da rahatsız edici hale getirdi ve kendimi tamamen değersizleştirilmiş hissetmeme neden oldu.
Yaşadığım bu süreç, zaten zor ve hassas olan doğum deneyimimi ne yazık ki travmatik bir anıya dönüştürdü. Medipol Mega Hastanesi yönetiminin, Kadın Doğum doktoru F***** M********’nun doğumhanedeki iletişim dili ve hasta yaklaşımı konusunda uyarılmasını, gerek görüyorsa yaptırım uygulanmasını ve doğum süreçlerinde annelerin tercihine, beden bütünlüğüne ve psikolojik durumuna daha saygılı, bilgilendirici ve destekleyici bir yaklaşım benimsenmesini talep ediyorum.







