Çorum Kale Özel Eğitim Uygulama Okulu'nda okuyan, otizm tanısı olan oğlumun (M*** T*** G***) okul içerisindeyken darp edildiğini düşünüyorum.
30 Mayıs günü, öğle saati cuma vaktinde telefonum çaldı: “Oğlunuz salıncaktan düştü, sadece burnu kanıyor, hiçbir şeyi yok, korkulacak bir durum değil. Biz ambulansla hastaneye götürüyoruz, oraya gelin.” dediler. Hastanede polis ifade alırken “salıncaktan düştü” demişler. Sonrasında “Biz görmedik, salıncağın yanındaydı.” dediler öğretmenleri.
Sonradan işin içine polise şikayet girince “Ben yanında yoktum, kendi düşmüş, nefesi kesilmiş, sonradan gördük.” gibi çelişkili ifadede bulunuldu. Bizi hiç aramayan, “Geçmiş olsun.” bile demek için aramayan okul müdürü, polis “Kamera kayıtlarını izlemeye geleceğiz.” diye arayınca, beni arayıp “Sadece oraya bakan kamera bozuktu.” dedi.
Oğlumun kendi kendine düştüğünü söylüyorlar, lakin benim oğlum 15 yaşında; hiç nöbet geçirmedi, hiç bu kadar zarar verecek şekilde düşmedi. Üstelik düşme vakalarında kollar, eller ve dizlerde yaralanır; lakin oğlumun kafasına ölümcül darbe almasına rağmen — ki defalarca kustu — vücudunun diğer hiçbir yerinde sıyrık yok.
Bize kamera kayıtlarını da izletmiyorlar, bozuk diyorlar.
“Milli Eğitim Müdür Yardımcısı da arkadaşım zaten.” gibi ifadelerde bulunuyor sıklıkla okul müdürümüz Y*** K***.
Şu an oğlumu okula tekrar ben nasıl emanet edeceğim? Bu olayın çözülmesini arz ediyorum. Lütfen bana yardım edin. Oğlum zaten konuşamıyor, kendini ifade edemeyen bir çocuk. Nasıl darp edilip üstü kapatılmaya çalışılır? Devletime güveniyorum. Lütfen oğlumun eğitim hakkının bu şekilde suistimal edilmesine izin vermeyin. Bana yardım edin.
Oğlumun olay günü çekilen resimleri ektedir.
Bilgilerinize arz ederim.
Yorumlar