İzmir Belediyesi Veteriner Hizmetlerinde Acil Müdahale Eksikliği
3 Ekim Cumartesi günü saat 16.00 sularında Alsancak’taki iş yerimizin önüne ağzı kan içinde, sağ arka kalçası muhtemelen kırılmış, yürüyemeyecek kadar kötü durumda bir sokak kedisi geldi. Durumunun ciddiyetini fark eder etmez, her zamanki gibi kendimiz yakalayıp özel veterinere götürmek istedik; ancak hayvan çok korktuğu için yakalamamız mümkün olmadı. O anki telaş ve panikten dolayı da fotoğraf çekmeyi akıl edemedik.
Normalde bu tür durumlarda İzmir Belediyesi Veteriner Hizmetleri’ni aramıyoruz, çünkü geçmişte bir faydasını göremediğimiz için kendi imkanlarımızla çözmeye çalışıyoruz. Bu kez kediyi yakalayamadığımız için mecburen aradık. Telefonda görüştüğüm ambulans ekibine kedinin durumunu tüm detaylarıyla anlattım; buna rağmen bunun acil bir vaka olmadığını, kediyi yakalayabilirsek fuardaki veteriner ya da hafta içi ilçe veterinerine götürebileceğimizi söylediler. Üstüne bir de bana ne yapmam gerektiğine dair akıl verir gibi bir üslup kullandılar.
Daha sonra tekrar müşteri hizmetlerini aradığımda, bu kez acil ekibin yakalama yapamadığını, böyle bir ekipmanı olmadığını, acil sayılabilmesi için hayvanın neredeyse ölüm döşeğinde ve hiç kalkamayacak durumda olması gerektiğini söylediler. Oysa anlattığım durumda, iç kanama ihtimali de dahil olmak üzere hayatı tehdit eden olasılıklar söz konusu olabilir ve buna rağmen “acil değil” denilmesi, sokak hayvanları için nasıl bir yaklaşım benimsendiğini açıkça gösteriyor.
İzmir gibi büyük bir şehirde, sokak hayvanları için etkin çalışan bir acil veteriner ve ambulans sistemi kurulmamış olması, vakaların önem derecesine göre sınıflandırılmaması ve yeterli sayıda ekip bulundurulmaması büyük bir eksikliktir. Vakaların örneğin yeşil, sarı, kırmızı şeklinde derecelendirilerek, ona göre acil ekiplere ve hekimlere yönlendirilmesini, yeterli donanıma sahip yakalama ve taşıma ekiplerinin oluşturulmasını ve bu konuda gerçekten işe yarayan bir sistem kurulmasını talep ediyorum.
İzmir Belediyesi Veteriner Hizmetleri’nin bu konuyu ciddiyetle ele alarak hem sokak hayvanlarının hayatını koruyacak, hem de vatandaşların çaresizlik yaşamayacağı bir acil müdahale organizasyonu kurmasını ve personelin iletişim dilinin de bu doğrultuda gözden geçirilmesini istiyorum.

















