İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Acil Servisi Ve Yanlış Teşhis
İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi acil servisine başvuran hemen her hastaya menenjit veya ensefalit teşhisini yapıştırıyor. Hele de az bir şey kusma ve ateş de varsa tamam bitti. Belinizden su almak için tüm şartlar hazır hale gelmiş oluyor. (Onlar için tabi ki) Ne derseniz deyin ne konuşursanız konuşun teşhisten vazgeçmiyorlar. Acaba bu dünyadaki tek hastalık o ikisi mi? Basit bir gribal enfeksiyona bile bu teşhisi koydular. Yok yere tomografiler çekildi, boş yere bir kamyon antibiyotik verildi. Hiçbirinin aslı faslı yok. Nereden mi biliyorum, hastane çıkışında İstanbul'da en az 7-8 doktora daha gittik çünkü. Daha da çok yazmak lazım ki konu tam manası ile anlaşılsın ama, yazdıkça sinirlerim zıplıyor. Ben kendim için söylüyorum. Mümkünse bir daha kapısından geçmemek için elimden geleni ardına koymayacağım. Sevdiklerime ve çevremdekilere de her fırsatta uyarıyorum. Aman dikkat, bizim gibi boş bulunmayın. Bir de bu koskoca travmayı atlatmak için uğraşacağım. Moral bozukluğundan, yerin dibine geçtim işime gidemez hale geldim. Öncelikle bir gıda serumu verip, acil olarak uygun bir ateş düşürücü ile kontrol altına alınacak bir hastalık için hayatımız karardı, moral bozukluğundan yerin dibine geçtik. Tabii ki bu tedavi yöntemi benim fikrim değil söylemiştim hastaneye çıkışında 7-8 doktora daha gittim diye. En son yapılacak şeyi en başta yapmak nasıl hayat karartıyor gelip beni izleseler görürler. Bilmiyorum umursarlar mı ama ben aylardır normal hayata dönemiyorum. Not:Hasta ben değildim hastanın yakınıyım. Söyleyecek hiçbir şeyim yok şikayet etmeye kalksam, işin sonunda ne olacağını az çok tahmin edebiliyorum okuduğum yorumlar dinlediğim kişiler fikir verdiler. Sessiz kalsam, bütün bunların aynısını başka insanlar da yaşayabilirler bunun vicdan azabı beni rahatsız ediyor. Vicdan çok çok önemli. Çok önemli.
Biz de karşıma bir pencere açılıyor markadan beklentiniz nedir işaretleyiniz diye. Bu saatten sonra kendim için hiçbir beklentim yok açıkçası. Hastam ellerine düştüğünde ne gördüğüm belli, bundan sonra ne bekleyebilirim. Maksadım belki olur da bir kişi okur ve bir farkındalık oluşur bir daha böyle bir teşhisi koyarlarken daha kapsamlı ve enine boyuna düşünerek tedavi sürecine başlarlar. Hastayı ve hasta yakınlarını moral bozukluğundan perişan etmezler. En son yapılacak iş neyse onu acilen en başta yapmaya kalkışmazlar. Hastayı kendi hastasıymış kendi yakınıymış kendi çocuğuymuş gibi izleyip gözlerler. Ne diyeceğimi bilemiyorum hiç kimsenin yüreği benimki gibi yanmasın diliyorum.



















