Hazine Ve Maliye Bakanlığı Gelirle Orantısız Kredi Kartı, KMH Limitleri Finansal Felakete Yol Açıyor

Türkiye’deki bankacılık sisteminde, tüm bankaların ortak politikası haline gelen gelirle orantısız KMH ve kredi kartı limiti uygulamasının, artık toplumsal bir finansal felakete dönüşmüş olduğunu düşünüyoruz. Dar gelirli milyonlarca vatandaşın maaşı, daha hesaplara yatmadan yüksek faiz ve vergi yüküyle adeta sistematik olarak eritilmekte, insanlar yaşamlarını sürdüremez hale getirilmektedir.
Bankalar, vatandaşların belgelenebilir gelirlerinin 10–20 katı üzerinde KMH ve kredi kartı limiti tanımlayarak, ödeme gücü sınırlı olan kesimleri bilerek ve öngörülebilir şekilde borç sarmalına sürüklemiştir. Bu tablo, basiretli bankacılık ilkeleriyle bağdaşmayan, halk nezdinde “sorumsuz borçlandırma” olarak görülen bir uygulamaya dönüşmüştür. Özellikle maaşın tamamının otomatik olarak KMH faizi ve borçlarına gitmesi, insanların barınma ve beslenme gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmesine yol açmakta, fiilen yaşam hakkını zedeleyen bir sonuca neden olmaktadır.
M** Ş**’in göreve gelmesinden sonraki dönemde, bu gelir-limit dengesizliğinin ve vatandaş üzerindeki borç baskısının daha görünür ve ağır hale geldiği düşünülmektedir. Yıllardır BDDK ve diğer ilgili denetim organlarının, gelirle açıkça orantısız şekilde artan bu limitlere yeterli düzeyde müdahale etmemesi de toplumda ciddi bir denetim zafiyeti algısı yaratmıştır. Sonuç olarak milyonlarca insan, yalnızca bankaların faiz ve masraflarını ödemek için çalışan bir kitleye dönüşmüştür.
Halk adına temel talebimiz, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın acilen kapsamlı bir düzenleme yaparak, tüm bankalardaki KMH ve kredi kartı limitlerinin kişinin gerçek ve belgelenebilir geliriyle uyumlu hale getirilmesidir. Bu çerçevede, limitlerin gelirin makul bir katı ile (örneğin 2–4 katı aralığında) sınırlandırılması, gelir dışı tanımlanmış “hayali limitlerden” kaynaklanan faiz yüklerinin silinmesi ve vatandaşın maaşını bütünüyle tüketen bu sistemin durdurulması istenmektedir. Ayrıca mevcut borçların, insanların yaşamlarını sürdürebilecekleri bir seviyede kalabilmesi için faizsiz veya sembolik faiz oranlarıyla uzun vadeye yayılacağı genel nitelikli bir düzenleme yapılması talep edilmektedir.
Milyonlarca insanı kalıcı borçluluk ve umutsuzluk içinde bırakan bu finansal düzenin, artık sadece ekonomik bir tercih değil, acil insani bir zorunluluk olarak değiştirilmesi gerektiğine inanıyoruz.






