Otobüs Yolculuğunda Şoför Davranışları Ve Rahatsızlıklar
!16 Kasım 2024 Cumartesi akşam saat 21.30'da Antalya'dan Elazığ'a doğru çıkan otobüse bindik, binmez olaydık. İlk şoför sigarasını sürerken içiyordu, camı açıp bütün duman arkaya doluyordu. Sesimizi çıkarmadık, iki çocuklu bir aileyiz. Tam şu an bunu yazarken de bir olay oldu. Tarsus terminalinde durduk, sabah direksiyona geçen şoföre yolculardan biri 'Beş dakika mı duracağız?' dedi. Şoför ise 'Sen şimdiden sorulara başladın.' dedi. Yolcu çıkıştı tabi, adama resmen şaka gibi. Bizim olayımıza gelince, on saat kadar yol gelmişiz, molada bu direksiyona geçen ikinci şoför geldi. Uyuyan eşimi eliyle sitemle dürtükleyerek ayakkabıları göstererek 'Bu sizin mi? Bu ne koku? Millet sizin kokunuzu çekmek zorunda mı?' diye bağırdı. Sözde ayak kokuyormuş ki öyle olsa bile, üslup yatan adamı parmağıyla dürtmek değil olmamalı. Hemen önümüz ve yanımızdakilere sorduk, kokuyor mu diye, hayır dediler. Böyle şoförlük olmaz. Onun hakkı sessizce cevap vermek değildi ama bizi daha Mersin'den Elazığ'a götürecek diye el mahkum sesimizi etmedik. Bildiğiniz gergin, sinirli, kendini bir şey sanan biri. Neyse geçti. Direksiyona muavine diyor 'Çiş kokusu sanki bu, getir parfüm sık.' Bu sefer de ayak kokusunu bıraktı. Çiş kokusuna döndü. Ben de muavine 'Çocuklarımın astımı var, biz sizin sigara dumanınızı çektik, üstüne bir de parfüm sıkmayın.' dedim. Gidip şoföre söyledi, ya yok sık gide dedi. Sıktılar. Sağ salim Elazığ'a kavuşalım inşallah, bu şoför kimseye bulaşmadan. Bir daha da Hazar Turizm asla! Şehir içi otobüs gibi her terminalde 'Şu kadar boş koltuğum var, gelin şuraya bırakalım.' falan, vizyonsuzluk hat safhada, yazık bilet paramıza! Sürekli de telefonu çalıyor ve cevap veriyor. Sileceklerin yetişmeyeceği bir yağmur yağmasına rağmen.











