Hanımefendi Exclusive Mağaza Şikayeti

Ankara Çukurambar’da bulunan Hanımefendi Exclusive mağazasında yaşadığım olumsuz deneyimi mağazanın Google yorumları üzerinden şu şekilde paylaşmıştım:
“Nezaketsiz çalışanlar tarafından her dokunduğunuz elbise için uyarılmak istiyorsanız randevu alıp gidebilirsiniz. Randevu almadan zaten reyonlara bile bakmanız mümkün değil. Çalışanlar, müşterilerin dedikodusunu yapıyor bir yandan. Elbiseler ne kadar güzel olursa olsun, insanda bakma isteği kalmıyor.”
Bu yorumu yazmamın tek sebebi, olumsuz mağaza deneyimimi buraya zaman ayırmayı düşünen diğer tüketicilerle paylaşmaktı. Ancak bu yorum sonrası, mağaza tarafından iki kez telefonla arandım.
İlk aramada, yorumumdan rahatsız olduklarını belirterek yorumumu silmemi istediler. Bunu yapmayacağımı nazikçe ifade ettim. İkinci aramada ise durum ciddi biçimde sınır aştı: Arayan kişi sesini yükselterek beni “Siz nasıl böyle bir yorum yaparsınız? Siz nasıl avukatsınız? Sizi kendi avukatlarıma vereceğim! ” sözleriyle tehdit etti.
Bir tüketici olarak yaşadıklarımı paylaşmam yasal bir haktır. Herkesin hizmet aldığı bir yer hakkında olumlu ya da olumsuz deneyimini özgürce ifade etmesi gerekir. Buna karşılık tehdit edilmek, sindirilmeye çalışılmak, hele ki “sizi avukatıma vereceğim” gibi ifadelerle yıldırılmak, hem etik dışı hem de hukuki açıdan ciddi bir problemdir.
Bu yorumu, sadece kendi yaşadıklarımı aktarmak için değil, benzer baskılara maruz kalabilecek diğer tüketicilere bir uyarı olması adına da yazıyorum. Eleştiriye açık olmayan, tüketici yorumlarını tehditle bastırmaya çalışan bu tür yaklaşımlar karşısında tüketici dayanışması önemlidir.



