Dün Getir Kuzeyden Su üzerinden Sarıyer / İstanbul’da 19 litrelik damacana su siparişi verdim. Siparişi getiren kurye, siteye kimlik verip girmek istemedi ve beni arayarak site girişine inmemi, 19 litrelik damacana’yı güvenlikten alıp eve kadar kendimin taşımamı söyledi. Aynı kuryenin bu tutumu tekrar eden bir durum olduğu için, yukarı çıkmamak adına özellikle bu yolu seçtiğini düşünüyorum.
50 kilo bir kadın olarak, 15 dakikalık bir yolu 19 litrelik damacana ile yürüyerek gitmem bekleniyor. Ben engelli veya hasta olabilirim, bu kimsenin kontrol edebileceği bir durum değil; zaten hizmetin adı kapıya teslim ve özellikle bu kadar ağır bir ürün için bunun sağlanması gerekirken tam tersi bir yaklaşım sergileniyor. Bu yüzden çağrı merkezini aradım ve durumu detaylıca anlattım.
Ancak müşteri iletişim merkezinden, 24 saatlik inceleme sonrasında bana kuryenin kimlik bırakmak zorunda olmadığı, bu nedenle aşağı inip suyu almam gerektiği söylendi. Yani şirket, kuryenin yukarı çıkmama tercihinin arkasında durdu ve benim bu ağır damacana’yı taşımamı makul buldu. Ne güvenlik açısından, ne de müşteri sağlığı ve hizmet anlayışı açısından bu yaklaşımı kabul edilebilir bulmuyorum.
Ben kapıya teslim hizmeti satın alıyorum ve bu hizmetin tam olarak sunulmasını bekliyorum. Eğer kurye siteye kimlik bırakmak istemiyorsa, kimlik bırakabilecek başka bir kurye ile çözüm üretilmeli ya da bu bölge için verilen hizmet şartları açıkça değiştirilmelidir. Vadi bölgesine bu şartlarda hizmet verilemiyorsa, burayı hizmet alanından çıkarmaları gerekir; müşteriyi bu yükün altına sokmaları doğru değil.
Yaşadığım bu süreçte hem kuryenin tutumundan hem de çağrı merkezinin olayı onaylayan yaklaşımından dolayı ciddi şekilde mağduriyet ve hayal kırıklığı yaşadım. Bu uygulamanın gözden geçirilmesini, kuryenin ve müşteri temsilcilerinin bu konuda uyarılmasını ve kapıya teslim hizmetinin gerçekten söz verildiği şekilde sağlanmasını talep ediyorum.