22 Mart günü saat 15:30–16:00 civarında durumu kritik olan babamı Yedikule Eğitim Araştırma Hastanesi’nden sevkle Özel Esencan Hastanesi’nin yoğun bakımına götürdük. Yoğun bakıma kabul edildiğinde babamın durumu zaten ciddiydi, buna rağmen bize 24 saat dolmadan servise alınacağını söylediler. Ancak kısa süre sonra, babamı yoğun bakıma götürdüğümüz andaki halinden çok daha kötü kan değerleriyle servise çıkarmak istediler.
Biz bu tabloyu görünce hastamızı oradan almak istediğimizi söylediğimizde, yalnızca eve gönderebileceklerini, yeniden bir hastaneye sevk edemeyeceklerini ifade ettiler. Daha sonra bakanlık aracılığıyla babamı bu hastaneden aldırıp tekrar Yedikule Eğitim Araştırma Hastanesi’ne götürdük. Şu an babam Yedikule’de yoğun bakımda ve oraya ilk götürdüğümüz duruma göre maalesef çok daha kötü durumda. Çünkü o gece Özel Esencan Hastanesi yoğun bakımında hiçbir müdahale yapılmadığını, ne yemek ne de su verilmediğini babam bilinci kapanmadan önce kendisi bize söyledi.
Ayrıca babamı ambulansa indirirken hasta mahremiyeti tamamen yok sayılarak, üzerinde sadece çok ince bir çarşaf olacak şekilde neredeyse çıplak halde ambulansa aldılar. Biz ambulansı görmesek ve peşinden gitmesek, hastamızın nereye gönderileceğini dahi bilemeyecektik. Bunun yanında, babamı servise çıkarmayı kabul etseydik geceliği 5.000 TL gibi bir ücret talep ettiler; servisi kabul etmediğimiz için bir ödeme yapmadık.
Yaşanan bu ihmaller, hastaya müdahale edilmemesi, beslenmesinin sağlanmaması ve hasta mahremiyetinin ihlal edilmesi nedeniyle durumu CİMER’e ve 184 hattına şikayet ettim. Özel Esencan Hastanesi’nin bu süreçteki uygulamalarının ve yoğun bakım servisinin Sağlık Bakanlığı ve ilgili bakanlıklar tarafından detaylı şekilde incelenmesini talep ediyorum.
Yorumlar