Bu şirketle ilgili peş peşe girilmiş yıldızlı Google yorumları ursula le guin'in 1973 yılında kaleme aldığı "omelas'ı terkedenler" isimli öyküsünü hatırlattı. Öykü omelas isimli bir şehrin insanlarını anlatır. Şehir öylesine güzel ve coşkuludur ki le guin şehri bir yaz şöleninin arifesindeki heyecanı ile betimler.
Omelas’ta her şey aynı akal gayrimenkul'un yönettiği apartmanlar gibi eksiksiz ve kusursuzdur, insanlarıysa bolluk ve mutluluk içindedir ama tüm bu mutluluk şehrin ortasında ki bir binanın Bodrum katına kapatılmış bir çocuğun sefaletine bağlıdır. Le guin'in sözleriyle devam edersek, "hepsi, omelas’ın tüm insanları, onun orada olduğunu biliyor. Bazıları görmeye geliyor, diğerleri orada olduğunu bilmekle yetiniyor. Orada olması gerektiğini biliyor hepsi. Bazıları nedenini anlıyor, bazıları anlamıyor; ama hepsi de farkındalar ki mutlulukları, kentlerinin güzelliği, dostluklarının sıcaklığı, çocuklarının sağlığı, alimlerinin bilgeliği, zanaatkarlarının ustalığı, hatta hasatlarının bolluğu ve göklerinin berraklığı tümüyle bu çocuğun dayanılmaz sefaletine bağlı..."
işte şimdi o çocuk, akal gayrimenkul’un görmezden, duymazdan, bilmezden geldiği Kadıköy Moda'da bulunan iki katlı bir binadan başkası değil. İki katlı binanın dört dairesine yönetim olarak atanan akal gayrımenkul, sadece merdiven ışığı faturası ve haftada bir gün yapılan merdiven temizliği için aylık (başka hiçbir kalem yok) iki daireden 6.900 TL diğer iki daireden 3.450 TL talep ediyor. Toplamda 20.000 küsur lira ve üstelik yıllardır verilen aidatların nereye harcandığı bilgisini de saklıyor. Yıldızlar ve yorumlar, omelas'ın Bodrum katına kapatılmış çocuğun bilinmezden, görmezden gelinmesi gibi.
Bizlere yaşatılan sözcüğün en yalın haliyle adaletsizlik. Yaptıkları hukuka uygunmuş ama bize yaşattıklarında, kendilerinin de bildiği gibi adalet yok. Komik ama daha güzel bir ülke ve dünyanın yolunun, apartman yönetim şirketiyle didişmekten geçtiğinin bilgisi ne felsefe ne de politik tarihte geçmez. İki katlı bir binanın dört dairesinde yaşamını sürdüren insanların üstüne kabus gibi çöken bu şirket, bize boyun eğmek ya da eğmemek dışında bir yol bırakmıyor ve tabi ki "insan" böyle bir adaletsizliğe boyun eğmez, eğemez.
Yorumlar