1. Sorun: Şoförlerinden birinin (şivesinden Antepli olduğunu düşündüğüm şoför) hareketleri hiç normal değildi. Sürekli gözlerini ovuşturuyordu, o kadar agresif ve ani manevralı araç kullanıyordu ki herkes uykusundan uyandı, pür dikkat yola bakmaya başladı; kaza yapacağız diye. Herkesi ani sollamalar, sürekli bir kızma, sağa sola ışığa bakamıyordu, resmen gözünü zor açıyordu. Değişik otobüs kullandı, yüreğimizi ağzımıza getire getire.
2. Sorun: Sırf yolcu alabilmek için herkese yalan söylemeleri. Arkama Kırklareli'de, yanılmıyorsam, anne‑oğul bindi, otogara gireriz demişler; resmen lafı kıvırdı, girmediler. Adam kızdı, hatta "bıktım yalanlarınızdan" dedi. Ekstra bir yolcuyu da resmen unuttular yol kenarında. Adam, "6.45’te oradan geçeriz" demiş. 20 dakika erken geçtik oradan ve kimsenin adamdan haberi yok; birbirlerine söylemişler. Bu arada gecenin bir saatinde buz gibi hava resmen unutuldu. Telefon çalışıyor; mesela binecek adam arıyor, Antepli şoför "açma, kafam ağrıdı" diyor, muavin de telefonu açmıyor. 😂
3. Sorun: Biz de bilet alırken, babam özellikle ofislerinden aldı ki sıkıntı çıkmasın diye. Yolda indirdiklerini bildiğimiz için bu firmadan onu belirterek aldık; nerede ineceğimizi ayrıntılı olarak orada yazdırmış babam. Kayseri otogarı sonrası ineceğimi biliyorlar yani. Otogara geldik, kızım‑oğlum uyuyor, tepeme 5‑6 kadın dikildi; "burası bizim koltuk, kalkın" diyorlar. Dedim, "daha var, ineceğim yere kızımın midesi bulanıyor, kaldıramam; bir sürü eşyam var etrafta, çocuklar anlar ne demek istediğimi". Kabul etmiyorlar; içeriden görevli geldi, "e sizin bilet Kayseri'ye kadar, yani yolculuğunuz bitmiş, hanımlar yerine oturacak, yeni gelenler de iptal edecek" diye ödü patlıyor. Tabii, bayağı bir tartışmadan sonra oradan kalkmak zorunda kaldım. Boş yer bulmaya çalışıyorlar bizi oturtmak için; oğlum en arkada, biz boş kalan tek koltukta, çocuk kucağımda toparlandık, iki saat yarım yamalak işler. Resmen boş koltuk kapmaca oynadık.
Görevliye de dedim, "zaten o esnada resmen koltuk kapmaca oynuyoruz" diye; beni hatırlar, bunu okursa, sağ olsun. O kadar babamın belirtmesine, tembihlemesine rağmen, nerede ineceğimizi defalarca belirtmemize rağmen, Pınarbaşı olarak alsaydınız o zaman bileti diyor. Babam "orada şurada inecek" demiş; sizin oradaki görevli ne işe yarıyor o zaman? Çünkü otogarda yolcu olacağını biliyorlar. Yani sizle konuşurken her şeye tamam diyorlar, sonra nasıl olsa bildiğimizi yaparız.
Yorumlar