Uzm. Dr. Serbay Gürel Yanındaki Personelden Gördüğüm Kaba Muamele
3 seans fraksiyonel lazer hizmeti için İzmir Bayraklı’ da eminoğlu plazada faaliyette bulunan dr. Serbay gürel ile anlaştım. Randevu saatlerini organize eden personel n*** hanım ile 15 Nisan 17.30 için randevu organize ettik, fakat kendim ile ilgili önemli bir işim çıktığı için n*** hanım’ ı arayıp randevu tarihini 17 Nisan saat 15.30 olarak revize ettik. İşte problemde benim 17 Nisan saat 15.30 da gitmem ile başladı.
N*** hanımı bulup randevu için geldiğimi söylediğimde bilgisayarı açıp irite edici bir üslupla erken geldiğimi, randevumun 17.30 olduğunu ifade etti. O an şaşkınlıkla reaksiyon gösteremedim, n*** hanım. Yüzüme krem sürüp “saat 16.00 da alacağız” dedi. Bu arada kendi notlarımı kontrol edince randevumun 15.30 olduğundan emin oldum.
Asında bir önceki seansımda da beni iki saatten fazla bekletmişlerdi. O zaman ki savunmaları benim cumartesi geldiğim için yoğunluk olduğuydu.
Yüzüme sürülen kremin etkisi geçtiği halde işlem görmediğim için n*** hanım’ dan bir daha krem sürmesini istedim. Bu arada saat 16.40 olmuştu. Krem sürerken, cildimde çok değişiklik olmadığını söylediğimde kaba ve azarlar bir üslup ile “asuman hanım. Sizde çok acelecisiniz, daha 3. Seansınız olmadı” dedi.
Ben bir an üslup karşısında dona kaldım, kendimi toparladığımda n**** hanımın yanına gidip ayrı bir odada konuşmak istediğimi söyledim.
Bir odaya geçtik bu arada dr. Serbay beyde beni görüp “nasılsınız? ” diye hatırımı sordu. Kendisine “ hiç iyi değilim” deyip, n*** hanım beni randevu saati konusunda yanlış yönlendirip yalancı durumuna düşürmesinden duyduğum rahatsızlığı dile getirdim. N*** hanım benim yanlış hatırladığımı iddia ederek şimdi sizi alacağız deyip konuyu kapatmaya çalışması beni daha da öfkelendirdi. Bu arada serbay bey daha dürüst davranıp gecikmenin lazer cihazının iki doktor tarafından kullanıldığı için olduğunu söyledi. Kendisine bunun benim sorunum olmadığını, özel bir polikliniğe, geldiğimi fakat karşılaştığım davranışın devlet hastanesinden bir farkı olmadığını dile getirdim. Bunları söylememe rağmen özür dilemek yerine sadece “buyurun hasta koltuğuna tedavinize başlayalım” dediler.
Hasta koltuğundaki tek kullanımlık örtünün değiştirilmediğini görünce kot montumu başımın altına koydum. Bunu görmelerine rağmen örtüyü değiştirmeyi teklif dahi etmediler. Hijyen konusunda da sınıfta kaldılar.
Kurumuma son sözüm” size danışan çok, bize klinik çok.”





