Oğlum üniversite öğrencisi ve başka bir şehirde kiracı olarak yaşıyor. Ev sahibinin onayı ile TÜİK anketine dahil edilmiş ancak kendisine hiçbir şekilde açık ve anlaşılır bir bilgilendirme yapılmamış. Gelen arama ve mesajları dikkate almamış, ayrıca aramaların birçoğu ders saatlerine denk gelmiş.
Daha sonra oğluma, ankete katılmadığı takdirde 18.000 TL ceza ödemek zorunda kalacağı yönünde ifadeler içeren mesajlar ve aramalar yapılmış, kapısına da not bırakılmış. Bu durum çocuğumu ciddi şekilde strese sokmuş, ben de İzmir’de olduğum için süreci uzaktan ve endişeyle takip etmek zorunda kaldım. Sonunda oğlum korktuğu için Alo 124’ü arayarak ankete katılmış ve ceza konusunun kapandığı söylenmiş.
Ben hem bir anne olarak hem de vatandaş olarak bu sürecin işleyiş şeklini kesinlikle doğru bulmuyorum. Anket gibi çalışmaların zorla, korkutarak, ceza tehdidiyle yürütülmesi kabul edilemez, bu tür uygulamaların gönüllülük esasına dayanması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca ev sahibinin verdiği bir onayın, kiracı olan öğrenciyi otomatik olarak bağlamaması gerektiğine inanıyorum.
TÜİK’in saha çalışmalarında özellikle bu tür durumlara dikkat etmesini, öğrencilerin ve kiracıların bu şekilde baskı altında bırakılmaması için süreçlerin gözden geçirilmesini ve benzer tehditkar ceza söylemleriyle vatandaşların psikolojik olarak zorlanmaması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep ediyorum.
Yorumlar