21.01.2025'de Türk Kızılay'dan 35 bağışımdan dolayı altın madalya hak ettiğim tarafıma bildirilmiştir. Bu sebepten ötürü İstanbul Çapa'da bulunan Türk Kızılay biriminden madalyamı almaya gittim. Madalyamı aldım ve Google üzerinden madalyanın altın olmadığına dair şikayetler gördüm.
Bunun üzerine kuyumcuya değerini sormak için gittiğimde altın olmadığı belirlendi. Bunun üzerine Türk Kızılay 168 numaralı çağrı merkezini aradım, durumu bildirdim. Yetkili kişiler madalyanın içinin gümüş olduğunu, sadece altın suyuna batırılmış altın suyu kaplamalı olduğunu söylediler. Ben de buna istinaden, madem böyle bir şey var, neden bunu yetkililer sözlü olarak tarafımıza detaylı bir şekilde bildirmiyor, dedim. Altın madalyayı hak ettiğimi Türk Kızılay kan bağış biriminden öğrendim. Oradaki kişiler madalyanın gerçek altın olduğunu bildirdiler.
Türk Kızılay çağrı merkezi madalyanın altın olduğunu bildirmişti, tarafıma hiçbir şekilde madalyanın iç kısmı gümüş, sadece altın suyuna batırılmış altın kaplama olduğunu belirtilmedi. Sadece kuyumcuda değerini öğrendikten sonra bilgi edindim. Çağrı merkezi yetkilileri öncesinde gerçek altın veriliyordu, tasarruf adı altında bu şekilde değişiklik olduğunu belirttiler. Tabii ki amacım kanımı para ile satmak değil ama Türk Kızılay tarafından değerli olduğumu düşünmüştüm. Lakin gerçeği öğrenene kadar. Şimdi Türk Kızılay yetkililerine soruyorum, madalyanın altın olmadığını neden sözlü olarak bağışçılarınıza bildirmiyorsunuz? Madalyanın altın olmadığı halde neden altın madalya beratı veriyorsunuz?
Bir diğer konu, daha önceki bağışçılarınıza altın madalya verirken bizlere imitasyonunu vermenin amacı nedir? Daha önceki bağışçılarınızın kanı bizimkilerden çok mu değerliydi? Bu konuyu şu şekilde değerlendiriyorum: Bu süreçten sonra bir daha gönüllü bir şekilde Türk Kızılay'a kan vermeyeceğim.
Ancak eşim, arkadaşım, dostum, akrabam, tanıdıklarım veyahut kana ihtiyacı olan gözümle gördüğüm kişilere bizzat yerinde kan vereceğim. Çünkü Türk Kızılay'ın bu yaptığı davranış hiç hoş değil, onurum kırıldı. Bu durumu ciddiyetle kınıyorum.
Yorumlar (8)