Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesi Endokrinoloji Doktorunun Hakaret Ve Kaba Davranışı
12 Haziran 2026 tarihinde saat 10.30’daki randevum için İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Bina Endokrinoloji biriminde görev yapan Dr. ****’ın odasına girdiğimde son derece üzücü ve kabul edilemez bir üsluba şahit oldum. Benden önceki hasta çıktıktan sonra, doktorun asistanına dönerek “Ankara’da bunu göremezsin, benimle tartışıyor” şeklinde konuştuğunu duydum. Ardından bana dönerek sorunumu sordu.
Kilo problemimle ilgili zayıflama iğnesi talebimi dile getirdiğimde, bana “Çocuğum hadi çık odadan, ne saçmalıyorsun” tarzında sözler söyledi. Ben kendisinden sakin olmasını rica ettiğimde ise ses tonunu daha da yükselterek “Çık odadan, seninle uğraşamam, çık git” diyerek beni odadan adeta kovdu. Bunun üzerine “Allah ıslah etsin” diyerek odadan ayrılmak zorunda kaldım. Bu süreçte odada sadece kendisi ve asistanı bulunuyordu, bana eşlik eden kimse yoktu.
Kendisinin özel polikliniğinde böyle bir üsluba cesaret edemeyeceğine emin olduğumu düşünüyorum. Devlet hastanesini kendi özel muayenehanesine hasta yönlendirmek için bir paravan gibi kullanıp, devlet hastanesine gelen insanlara tepeden bakan, onları aşağılayan, kırıcı ve kibirli bir tavır takınmasının büyük bir yozlaşmanın göstergesi olduğunu düşünüyorum. Diğer şikayetleri ve paylaşımları incelediğimde, benzer olumsuz deneyimleri yaşayan çok sayıda hastasının daha olduğunu gördüm ve ayrıca kendisinin TV programcısı olduğuna dair bilgilere rastladım. Anladığım kadarıyla, egosunu tatmin etmek için en rahat devlet hastanesine gelen hastalar üzerinde baskı kurduğunu sanıyor.
Bu yaşadığım saygısız ve incitici yaklaşım nedeniyle hastaneden sinirle çıkarak o an için hasta haklarına ya da hastane yönetimine resmi başvuru yapmadım, zaten yalnızca “gereken yapılacaktır” denilerek üzerinin kapatılacağından endişe ettim. Ancak hem kendi yaşadığım olay hem de benzer mağduriyetler nedeniyle, ilgili doktor hakkında gerekli idari incelemenin başlatılmasını, hasta iletişimi ve mesleki etik açısından tavrının değerlendirilmesini ve bir daha hiçbir hastanın bu tarz bir üsluba maruz kalmaması için somut adımlar atılmasını talep ediyorum.




