Bugün annemi kaybedişimizin 19. günü. Ne kadar ölümün kader olduğuna inansam da, hastanedeki ihmalleri görmemezlikten gelemiyorum. Kalp ameliyatından sonra her şey iyiydi, ancak bir süre sonra değerler çok yüksek çıktı. Buna rağmen eve gönderildiler. Birkaç gün sonra beyinine pıhtı attı ve yoğun bakıma alındılar. Daha sonra servise çıkardılar. Durumu çok kötü olduğu halde, bunu dile getirdiğimde ve servis hastası olmadığını, neden böyle bir karar verdiklerini sorduğumda 'hayati tehlikesi yok' dediler. O sırada annem konuşma yetisini kaybetmiş ve inliyordu, eli kolu istemsiz hareket halindeydi. Ertesi sabah tekrar yoğun bakıma alındı ve durumu daha da kötüye gitti. Yemeden içmeden kesilmiş ve mamaya bağlanmıştı. Yaklaşık iki haftaya yaklaşırken tekrar servise çıkarma kararı aldılar. İtiraz ettim, 'Bu halde nasıl olur, konuşamıyor bile, tedavisi neden yapılmıyor?' dediğimde, 'Bu hastanın normal hali değil mi zaten?' dediler. 'Nasıl yani, dalga mı geçiyorsunuz?' dedim. Meğerse nöroloji bölümünde yaşanıyormuş. Tam bunlar olurken, daha o hastanede kalp ameliyatı olduğunu dahi bilmiyorlarmış. Halbuki bu bilgiyi kaç doktora anlattık. Sonrasında, 'O zaman işin seyri değişir, ben hastanın normal hali olduğunu sanıyordum. Bize öyle dendi.' dedi. Annem aynı zamanda bipolar hastasıydı. Neyse, omurilikten sıvı alındı, teşhisi koyabilmek için. İki gün sonra kalbinde enfeksiyon olduğu ve bütün bulguların bundan kaynaklı olduğu söylendi. Akciğerde de enfeksiyon vardı. Sevindim tabii, en azından tedaviye başlanabilecekti. Ertesi gün görmeye gittim, ağzında koca bir hortum vardı. Hemşireye sordum, 'Bu nedir?' diye. 'Daha iyi nefes alsın diye takıldı.' dedi. 'Bizim niye haberimiz yok?' dedim. 'Küçük bir işlem olduğu için söylenmemiştir.' dedi. Meğerse entübe edilmiş, haber verme gereği duyulmamış. Ertesi sabah haberi geldi, kalbi durmuş. Düşünsenize, ölmeden birkaç gün önce servise alınacaktı bu kadın. Bu arada, ben gerçek doktorla hiç konuşmadım, nöroloji bölümünde hepsi asistan, her şeyden bir haber. Ben onları Allah'a havale ediyorum. Dediğim gibi, her ne kadar kadere inansam da, bu yaşananları düşündükçe içim acıyor.
Yorumlar